Mızraksız İlmihal – Mehmet Efe

yazan: bilal can
yazı kaynağı: kitaphaber.net

”bu kitaptaki kişi ve kurumların gerçek yaşamdaki kişi ve kurumlarla ilgisi olmayabilir”
80’li yılların ”islami genç kuşağın”öyküsü diye bir sloganla basılan kitap Mehmet Efe’nin bir döneme damgasını vuran çokça eleştirilen, çokça beğenilen, çokça konuşulan bir kitap olarakyer edinmiştir. Bendeki kitap 3. baskısı. Mart 1999 yılında kaknüs yayınlarından çıkmış. Kitap ilkin Vural yayınlarından !993 tarihinde yayınlanmış. Uzun bir yayınlanma süreci geçirerek okuyucuya sunulmuş.

Kitap başlı başına bir film gibi olayları ve kurgusu bakımında. Aykırı bir kitap olduğunu daha ilk sayfalarda gösteriyor. Yazar da kitap röportajlarının birinde bu kitabın aslında bir tiyatro olarak hazırlandığını daha sonra bir kitap olarak üzerinde çalışıldığını belirtiyor.

Bütün olay İrfan karakteri üzerinden başlıyor. Kitap o dönemin üniversite ortamında bir portre çizerek geniş bir şekilde açıklayarak sunuyor. Kitap Mehmet Efe’nin tabiriyle bir alt başlık altında ”romantik deneme” olarak kategorilendiriliyor. Kendisi bunu ”bu benim uydurduğım bir terkip. El-cevap, (kitap) hem her ikisi hem de değil.

Diyacağsın ki neye, işte eyle…” Yani bu işin muhabbet yanı diyerek açıklıyor. Romantik deneme denmesinin uzunca açıklanacak bir yanı yok. Yazar öyle olsunistediği için öyle demiş. Başka bir yan açıklaması yok.

Bütün olay İrfan üzerinden gelişiyor dedik. İrfan sosyalistlerin tabiriyle ” aşırı dinci” namaz kılan, kuralları hiçe sayan. doğruyu söylemekten çekinmeyen saf ve temiz bir Anadolu çocuğu. Günlerden bir gün bu çocuk aşık olur ve olaylar hızla dallanıp budaklanmaya başlar. İrfan islami tartışmaların ardından bir anda kendini bir aşkın içinde bulur. Aşık olduğu kız ise onun görüşlerine tersliklerle dolu bir hayat içinde. Nurhan Cat Stevens dinleyip Orhan Pamuk okuyan bir kız. İrfan ise marşlarla harlanan ve islami tartışmalarla ateşlenen bir genç.

“Evet senin için ağlarım nurhan. senin için dua ederim, ikimiz için. bir kızın yüreği hangi dilden konuşur, bilmiyorum. ama benimle konuşmaya çalış benimle. bizleri farklı ve bir yaratan allah, anlaşılır da kılacaktır elbette. varlığmın her zerresiyle dinlerim seni, konuş ! düşlerini anlat bana. düşleri gördüren allah. hem biz konuşuruz zaten… kelimesiz, harfsiz bir dilin aramıza çiçekler serpiştirdiğini duymuyor musun nurhan!

Ben de dirsek çürüttüm, ben de yutkundum; ben çok yutkundum nurhan, ama hiç yalan söylemedim. en azından son sekiz yıldır, polisler ve üzülmesinler diye aileme söylediklerim dışında hiç kimseye yalan söylemedim. hele sana! pırıltıları ruhuma yıldızlar serpiştiren gözlerine bakarak nasıl yalan söyleye bilirim ben!

ben dağlarda büyüdüm, ağaç diplerinde düşündüm çocukken.yuva yapan kuşlar gördüm nurhan. yapa bilirsin ki seni kadın olarak yaratmış llah seni tarif edemiyorum nurhan! sen beni tarif ediyorsun… belki de kalu bela’dan beri tanışıyoruz biz ruhlarımız tanışıyor…

ben çiçekçi dükkanlarından çiçek alamam. sana çocukluğumun geçtiği dağlardan toplamak isterim çiçekleri. ama bunları söze dökemem, dökemem dökemedim, dökemiyorum… ama inan bana sen; ana dilimde; uğrunda bağdat halifesi ile tek başına savaşılan destandaki kadınsın…

ama biz savaşmak zorundayız nurhan! yaratılışımız bize yüklediği anlamlardan biri bu! kötülükle, yanlışlıkla, zulümle, insanlarla hakikatin arasına giren her şeyle savaşmak zorundayız. hayatsa ölümle bitmiyor; biliyorsun

korkma nurhan! çünkü allah “korkmayın” diyor.”inanıyorsanız üstünsünüz…”

İrfan Nurhan ile tanıştıktan sonra büyük bir değişime uğruyor. Ve daha da ılımlaşarak o harlanan ateş bu sefer kendini bir aşkın ateşi içinde buluyor.

Kitap içinde barındırdığı şiirler, yazılar bakımından da dikkat çekici. ÖZellikle sağ cebah yazar ve şairlerinin şiirleri var. İsmet özel, Sezai Karakoç. Hadislerde sahabe portlerine değin bir çok yazı içermektedir. Kitap ayrıca islami gruplara alttan bir eleştiri olduğunu da söyleyebiliriz.

Kitap genel olarak akıcı ve sürükleyici olması bakımından kendini sıkmadan okutan kitaplardan. Ayrıca İrfan karakterinin gittikçe yükselen sesiyle bir şair olduğunu da gözlemlenebilir. Arada aşka kaptırılmış hüzünlü bir adam yüzü belirirken arada da anlamlı ve veciz ifadelerin yankılarına kapılmak elde değil.

”ne istiyoruz biz! insanlardan.İnsanlar için ne istiyoruz! insanların yaşamaya değer bulacağı ne var bizde! ” (nurhan’ın defterindenn)

21 eylül 2009

Reklamlar

About bilal can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Bölümü öğrencisi. Kitaphaber.com.tr 'nin kurucularından, Kütahya'da ikamet ediyor, çay ocaklarını dolaşıyor, acaip derecede sıkıcı kitaplar okuyor. iletişim: bilalcan7250(@)gmail.com
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s