Monthly Archives: Haziran 2010

kar altında isyan denemeleri

İsyan çok sesli bir eylemse ve bu eylem şarkılarda da güzel geliyorsa o zaman çok sesli ölüm sözlerinden çok şarkıya dönmek gerek. Şarkına dön. Her şarkıya iyi gözle bakan biz ellerimize düşen notaları bir mermi gibi kullanırsak ancak ve sadece … Okumaya devam et

deneme, habertaraf içinde yayınlandı | 1 Yorum

İletişimin Medya Boyutu Üzerine Bir Değerlendirilmesi

J. Baudrillard Fransız Felsefesinin önde gelen isimlerinden ayrıca sosyolog yanı olan bir düşünür. Baudrillard’ın temel düşüncesi Çağdaş dünyanın artık ilüzyonlar dünyası olduğu ve artık hiç bir şeyin aslının olmadığıdır. Her şey simülasyon yani benzetme veya ‘’gibiler’’. Medya da bu simülasyonlar … Okumaya devam et

habertaraf, makale içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Dünya bir insana nasıl çirkinleşir?

Meşru olmayan lügatlerde meşru olmayan sorular yöneltiriz evrene. Evren bu soruları kaldırır elbet. Elbet bunu kaldırır toprak ve dönen dünya. Evren büyük boşluğu doldurur. Doldurursa o zaman bu sorulara yer var. Bu sorulara lügatlerde, sayfalarda, kapı aralarında ve kem gözlerde, … Okumaya devam et

deneme, habertaraf içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bir şehir nasıl uyuyabilir?

Bir şehir elinde beslenme çantası olmadan okuluna giden bir yetim çocuğu sokaklarında kaybederken, çatı katından insanları izleyen huzurevi sakini A. Gözlerini o çocuğa kenetledi, gözlerindeki kavanoz dipli gözlüğüyle. Sokak korktu çocuğu kendi bağırsaklarında kaybetmekten. Bir gemi usulca ayrılırken limandan, mavi … Okumaya devam et

deneme, habertaraf içinde yayınlandı | Yorum bırakın

hançeremde bu şehrin büyük hesapları

ismet özel’e ey gövdeleşmiş kırçıl acılarım benim akıllaşmış boğulmam bir suçsa kadınların şehre inişinde bir intihar oysa zemheriyi geceye asabilir yeni hayaller kurabilir yeni şiirler yeni sözler yeni sayfalar ardılayabilir o zaman aklımın söyledikleri kadar kadınların şehre inişleri de suçtur

şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

ZÂL

Yağmur ikindi korkusunda ellerimi çiziyordu duvarlara. Sözler gebe sayfaya boşaldığında gözlerim günah deyip kaçırıyordu ellerimi. Ellerim; uzun parmaklarını gecede gezdirirken kalemi özleyen nefesim sayfa kenarlarının hicaz sesine tutuşuyordu. Zâl. Sevdiğim. Yazdığım her satır benim titreşen bedenimde sızım sızım hasret katıyordu … Okumaya devam et

deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bugün Halepçeliyim, bugün Rachel Corrie'yim

Halepçe tarihte açılmış bir kanlı sayfadır. O insanlık tarihinin gördüğü ve görmüş oldğu en büyük katliamlardan bir tanesidir. Hiroşima-Nagazaki neyse Halepçe de odur. Halepçe insanlığın ve zülmün esir aldığı bir dünyanın en bariz ve en yakın tarihli örneklerinden bir tanesidir. … Okumaya devam et

habertaraf, makale içinde yayınlandı | Yorum bırakın