Monthly Archives: Haziran 2010

kar altında isyan denemeleri

İsyan çok sesli bir eylemse ve bu eylem şarkılarda da güzel geliyorsa o zaman çok sesli ölüm sözlerinden çok şarkıya dönmek gerek. Şarkına dön. Her şarkıya iyi gözle bakan biz ellerimize düşen notaları bir mermi gibi kullanırsak ancak ve sadece … Okumaya devam et

deneme, habertaraf içinde yayınlandı | 1 Yorum

İletişimin Medya Boyutu Üzerine Bir Değerlendirilmesi

J. Baudrillard Fransız Felsefesinin önde gelen isimlerinden ayrıca sosyolog yanı olan bir düşünür. Baudrillard’ın temel düşüncesi Çağdaş dünyanın artık ilüzyonlar dünyası olduğu ve artık hiç bir şeyin aslının olmadığıdır. Her şey simülasyon yani benzetme veya ‘’gibiler’’. Medya da bu simülasyonlar … Okumaya devam et

habertaraf, makale içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bugün Halepçeliyim, bugün Rachel Corrie'yim

Halepçe tarihte açılmış bir kanlı sayfadır. O insanlık tarihinin gördüğü ve görmüş oldğu en büyük katliamlardan bir tanesidir. Hiroşima-Nagazaki neyse Halepçe de odur. Halepçe insanlığın ve zülmün esir aldığı bir dünyanın en bariz ve en yakın tarihli örneklerinden bir tanesidir. … Okumaya devam et

habertaraf, makale içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Gandhi’nin Dandi’ye Yürümesi Tuz Yürüyüşü Oldu

1930’lu yıllar. Adamlar koskoca işler yapıyordu. Zamanın en büyük olayları denilecek ve eylemsel nitelikte bir eylem güzeli olarak tarihe mimlenen kişi bu sefer Gandhi’ydi. Ona ister ulu ruhlu deyin ister Hindistanlı bir bilge. Ne derseniz deyin o sizin söylediklerinize bakmadan … Okumaya devam et

makale içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Ferîdüddîn-i Attâr

Ferîdüddîn-i Attâr “Can bu âlemden geçti mi bu âlem sana o âlem oluverir. Bu âlemden o âleme giden yol pek uzun değildir. Arada duvar olan ancak bir soluktur.” Asıl ismi Muhammed bin İbrâhim el-Attâr en-Nişâbûrî el-Hemedânî olup Feridüddin( dinin ışığı, … Okumaya devam et

makale içinde yayınlandı | Yorum bırakın

burası neresinden ölüm

hangi kısrak boğumlu akrep ısıracaksa düşümü kendimi rüzgâr boğumunda yüzüne çarpacağım bilecek kuş sürüleri aslında ölümün de rengini pervasız sevmelerde hayat kirlerini döktüğünce uçurum kalırsın dişlerimde gebe yol karnındaki sancıyı deprem diye sürer öğle arası yetimliğe katıksız gülüş ikindi baharı … Okumaya devam et

şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Son yetimin çığlığıdır yüreğimde bombalanan

Bu gün yetim bir ana rahmi yırttı dünyanın feryadını. Esrik bir bekleme salonunda bombalar düşerken üzerine çocuğun elinde gazze, yüreğinde gazete sayfalarının manşet sözleri. Yine bombalar yağmur oldu yağdı, bir çocuk bekleme salonunda annesiz kaldı. Anne ikinci ölümüydü dünyanın. Zaten … Okumaya devam et

deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Biz Beyrut’un soğuk bir sokağıyız, kara lastikler yakılınca zenci oluruz.

Alem bizimle fitleşir, elimiz alışıktır sapana ve de taşa. Bizi ismimizle yargılarlar. İsmimize laf yetiştirmeye çalışarak bir ‘’o’’ ile bitirerek anımsarlar. Biz alnı karışlanacak ve yüreği sızlatılacak kadar katışıksızızdır. Boncuk boncuk terleyen alınlarımızla emeğin ve kutsallığın hakkını en iyi ödeyenleriz. … Okumaya devam et

deneme, sesli şiirler içinde yayınlandı | 1 Yorum

Ey yüzüm bin parça

düşüme uyan ey Meryem ben bir yaban ben bir kezzap dökülürüm sen uyanınca geceye yolumu keserse eşkıyalar dağlara sağaltırım acıyı ayaz ve de cehennem kulağımı keser üşüyünce dallar çiçeksiz ve çıplağım, yalınayak her şey gibi geçer hayat ve sız düşlerime … Okumaya devam et

şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

başını yasladığın gece çözer uykumu

bilirim yağmur kokan acıları zamanda alevlenir rüya dibi gözlerim yaslı bir karanlığa düşerken erkenden uyur sokak kedileri hepsinden acı hepsinden hesap düş uğrak meraklar gizler resimlerimin siyah lekesine sepyalaşacak yüzüm bir zamanda görecek o zaman anını ölüm görecek geceyi ve … Okumaya devam et

şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın