Cumhuriyet’in Dindar Kadınları – Fatma Karabıyık Barbarosoğlu


Yazan: Bilal Can
Yazı Kaynağı: okudumyazdim.net

Fatma K. Barbarosoğlu, sosyolog olmasıyla birlikte edebi yönüyle de ön plana çıkan bir yazar. Son kitabı Cumhuriyet’in Dindar Kadınları, O’nun hem sosyolog hem de kadın kimliğini öne çıkaran önemli bir eser olarak Profil Yayınları tarafından okuyuculara sunuldu.

Yazarın sosyolog kimliğinin öne çıkmasının sebebi, Cumhuriyet’in Dindar Kadınları için o döneme şahitlik eden ve öne çıkan isimlerle görüşüp bunu bilimsel bir şekilde yansıtmasıdır. Dil konusunda romansı bir tadı olan kitap, görüşmeler sebebiyle sosyolojik bir eser olarak değerlendirilebilir.

Yazarın kadın kimliğini öne çıkaran bir eser olması ise görüşmelerdeki bayanların dindar bir çerçeve içinde durması sebebiyledir. Barbarosoğlu, bu sayede tanıklara karşı daha yakın olmuş ve bu araştırmayı genişletebilmiştir.,

Kitap, bir kaç kategori içinde değerlendirilebilir. Bu kategoriler, kitabın içerdiği araştırma dâhilinde ele alınacak olursa tarih, sosyoloji, edebiyat olarak karşımıza çıkmaktadır. Cumhuriyet Dönemi’ni incelediği için tarihî bir toplulukla -o çağa tanıklık etmiş dindar bayanlarla- mülakatlar yapılmasıyla sosyolojik, dili ve konunun işlenişi bakımından ise edebi bir eser olarak değerlendirilebilir.

Kitap, genel olarak 16 kadın karakter üzerinden hareketle iki dönemi temsil eden dindar bayanlarla görüşmeler halinde tasarlanan bir çalışmadır. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde ve yalnızca Cumhuriyet döneminde yaşamış karakterlerin hayatları üzerinden hareketle bir dönemin dindar kadın portresini çizip İslamî bir yaşantının nasıl olduğunu tanıklarıyla anlatmıştır.

Yedi yıllık bir çalışmanın ürünü olan “Cumhuriyet’in Dindar Kadınları”, o döneme tanıklık edenlerin yaşadıklarına “hikâyenize talibim” denilerek kapı kapı dolaşılıp büyük bir gayret ve titizlikle tamamlanmış. Aslında kitap, büyük bir çalışmanın girişi olabilir, çünkü görüşülen karakterler İstanbul ve yakınlarında oturan ve birebir görüşme imkânı olan kimseler. Daha kapsamlısı ise o dönemde yaşamış ve hala yaşayan kişilerle daha geniş ve kapsamlı bir coğrafyada yapılacak görüşmeler biçiminde olabilir. Bunun için de hem daha fazla zaman ve daha fazla çalışma ve daha büyük bir araştırma gereklidir.

“Bu çalışma aşağı yukarı yedi yıllık bir demlenme ve dinlenme sürecine tabi tutulduğu için ‘hayatımın hikâyesi’nin bazı kahramanlar üzerinden bir zaman testi geçirmesine de tanıklık etmiş oldu. Değişik zamanlarda ve değişik mekânlarda ‘kahramanlarım’ın bana anlatmış olduğu ‘hikâye’yi aşağı yukarı aynı kelimelerle tekrarlamalarına şahit oldum ve ‘hayatımın hikâyesi’nin “Cumhuriyet’in Dindar Kadınları” için bir çiçek dürbünü gibi her sallanışta değişik şekil alan bir yapıda değil, tam tersine memleketin kaderinin ve kederinin gölgesinin düştüğü tek bir hikâye olarak aktığını gördüm.” (Sf: 11)

Reklamlar

About bilal can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Bölümü öğrencisi. Kitaphaber.com.tr 'nin kurucularından, Kütahya'da ikamet ediyor, çay ocaklarını dolaşıyor, acaip derecede sıkıcı kitaplar okuyor. iletişim: bilalcan7250(@)gmail.com
Bu yazı sosyoloji kitaplığı içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s