Katmandu’da sabahlamak fikrinin cazipliği


İnsanın içinde bazen başka bir yerde uyanma isteği olur. İnsan olanın başına gelen bir istektir bu. Başa gelmesi hayale ermesi demektir. Yani ki bir sabah uyandığında kendini Katmandu’da uyanmış farz etmenle Litvanya sokaklarında gezmen bir değildir. Hiç gidilmemiş adreslerin gidilemeyen adres sorucusu gibisindir sen. Asıl sen kendi Katmandu sabahında üzerindeki tren kokusunu silmeye çalışırken resim ol albümüme.

Ben severim her zaman öyle şeyleri. Değişik ülke albümleri gibi albümlerim olmasını hep istedim. O ülkelere dair hayaller beslerken çokça başka diller de bilmeyi yeğledim. Ama kendi dilimden uzaklaşırken başka bir dile aşina olmam ne kadar doğruydu.

Herkes kadar biraz Ferdi Tayfur’um biraz Orhan Gencebay. Çok istesem de Müslüm Gürses olamam ama. Saçlarımızı taradığımız yön farklı bir kere. Onun saçları kıvırcık benimki hafif dalgalı. Gözlerimi açmamla kapamamın hızını ölçemedim hiç. En yaman zamanlarda söyleyemem hiç arabesk şarkıları.

Uzaktan yakından alakalıyımdır. Hem kendime hem kendime. Kendim kadar uzaktan yakınım.Yakın kadar uzak. Uzun uzadıya çağırdığım sesim ve sesimdir uzaklardan duyduğum. Kendi sesine aşina kendi sesine yabancı.
Katmandu’da sabahlamak fikri Allahu Ekber dağlarına tırmanma isteği gibi bir şeyse eğer o zaman buraya bir şarkı kondurmak lazım. Mohsen namjodan. Muhsin iyidir. Lakin anlaşılmaz şeyler söylüyor hep. Bir Orhan ya da Müslüm dinlemek belki de bu yüzden yani anlaşılır olduğu için gereklidir.

Kendi yol yorgunu, kendi sabah rüyası, kendi traş bıçağı ya da iskarpini. Deri ceket giyme ve sinekkaydı traş olarak her sabah yola çıkma fikri kadar berrak olmasa da Katmandu’da sabahlamak fikri herhangi gelip geçici bir fikir gibi gelse de insanın hayalleri olmalı. Bu hayalleri uğruna bir şeyler yapabilmeli. Mesele pencereyi açarken acaba hava şimdi Katmandu’da nasıldır ve o zenci çocuk acaba karnını doyurmuş mudur diye düşünebilir insan. Bu bile Katmandu’da sabahlamak fikrinin ne kadar cazip ve gerekli olduğunun vurgusunu yapabilmektedir.
Bir gün açlığı görebilmek için açlık çeken dünyanın öbür ucundaki bir diyarda gözünüzü açmayı hiç düşündünüz mü?

Bir gün canlı bir bomba ile karşı karşıya gelirken onun gözlerindeki o dehşeti ve nedeni ve ateşi gördünüz mü?
Dün yine birileri öldü. Din yine Katmandu’da, Filistin’de, Irak’da, İstanbul’un orta yeri Taksim’de, Dünyanın herhangi bir yerinde. Bir Meksikalı yine La lloronayı söyledi. Acı yine ortak dil oldu. Evrensel bir şekilde terennüm etti. Acı yine yükseldi.

Bilal Can
bilalcan.com

About bilal can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Bölümü öğrencisi. Kitaphaber.com.tr 'nin kurucularından, Kütahya'da ikamet ediyor, çay ocaklarını dolaşıyor, acaip derecede sıkıcı kitaplar okuyor. iletişim: bilalcan7250(@)gmail.com
Bu yazı deneme, habertaraf içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s