Bir Adam Girdi Şehre Koşarak – Tarık Tufan


Yazan: Bilal Can
Yazı Kaynağı: Kitaphaber.net

”yakama yapışan cümleleri yazdım. Bir cümle insanın yakasına yapışır mı demeyin, yapışır”
Cam duvarlar yolu keser mi keser. Yol camın arkasında devam eder. Ama cam yolu ikiye bölmüşse camın önüne gelen için camın diğer tarafı bir hayaldir. Bir istektir. Bir amaçtır. Ya o camı kırıp yoluna devam edecektir ya da camın önünde durup yolun geri kalan kısmını oradan izleyecektir.

Eğer ki hedefi büyükse ve amacı yolu tamamlamaksa o camı kırmak için gayret edecektir. Eğer ki amacını hedefini iyi belirleyememişse içinde hep eksikliğini duyduğu ve başaramadığı bir hikâyesi olacaktır. Hep iç çekerek anlatacağı ya da aklına geldiğinde o anı üzülecek belki de. Kızacak da. İstediği şeylerin olmamasından dolayı belki de kaderine küsecekti.

Bir Adam Girdi Şehre Koşarak camı kırıp amacı için önünde hiçbir engel tanımayanların hikâyesidir. Yoluna sadık olanın, sadıklığın yolunda kararlı ve istikrarlı olanların hikâyesidir. Onlar beyaz atlara binenlerdir. Onlar beyaz atlarına binip güzel yerlerde güzel vakitlerde yaşayanlardır.

Anna’dır o bazen

”Biz her şeye, esirgeyen ve bağışlayan, çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan, hep esirgeyen ve hep bağışlayan Rabbin adıyla başlayan adamlarız Anna.”

Adamlar geçer ve bazıları o adamlara gıpta ile bakar. Bu adamlar hedefine kitlenmiş fişek gibidirler. Onlar şehirlere koşarak gelenler, onlar şehre girerken ve çıkarken, onlar bir şeye başlarken O isimle başlarlar. Onlar kararından dönmeyenler ”gerçeği söyleyenler, gerçekten vazgeçmeyenler” onlar hikâyesi olan adamlardır. Bu yüzden her hikâyede geçen ”beyaz atlılardır onlar”

Anna’nın üzerinden söz işleyen bir akrep gibidir. Sokar adamı. ”ölelim diyecektim az kalsın. Ölmeyelim. Hiç ölmeyelim Anna” hep yaşamak adına silahları ve kılıçlarını bırakıp şehre giren azizler gibi, 7 havari gibi ziyaretini yapmış, duasını yapmış şarkısını söyleyenler gibi, hikayesini zamana yayanlar gibi girelim şehre. Doğruyu yayalım dinleyenlere, dinlemeyenlere.

Bir Adam Şehre Girer

”Şehrin en uzak ucundan bir adam koşarak geldi ve ”Ey kavmim!” dedi, ”Bu elçilere uyun! Sizden hiçbir karşılık beklemeyen ve kendileri doğru yolda olan bu kimselere uyun!”

Şehre girenler camı kırma cesareti gösterip zorluklara katlananlardır. Geldiler söylediler, söyledikleri yayıldı, ”size kim hakkı tavsiye ediyorsa ve karşılığında hiçbir şey istemiyorsa ona uyun” onlara uymak boynumuzun borcudur, onları can kulağımızı açıp sözlerini büyütmek bize haktır.

Şehirlere girmek ve o şehirdekilere kendilerini, özü, hakikati tavsiye edenler işte onlar en büyük silahı bulmuş insanlardır. Bozulan dünyanın materyalist anlayışında herkesin faydacılık akımıyla hareket ettiği ve çıkar ilişkileri olmadan hiç bir şey yapmayan insanlara sözleri vardır onların. Onların sözleri en büyük silahlardan daha etkilidir.

Zamanın ”şehre girip doğruyu söyleyen” insanlara ihtiyacı vardır. Zamanın menfaatperest düzeninde menfaati de artık –izmleştirmiş insanlar onlar dinlemelidir. Daha iyi ve güzele ya da iyi ve güzele ulaşmak için.

Bir Adam Girdi Şehre Koşarak, Tarık Tufan, Profil Yayınları, 118 Sayfa

About bilal can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Bölümü öğrencisi. Kitaphaber.com.tr 'nin kurucularından, Kütahya'da ikamet ediyor, çay ocaklarını dolaşıyor, acaip derecede sıkıcı kitaplar okuyor. iletişim: bilalcan7250(@)gmail.com
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s