Monthly Archives: Mart 2011

GECE, KUDÜS VE YALNIZLIK

GECE, KUDÜS VE YALNIZLIK EDEBİYAT KULESİNİN TİTİZ DERVİŞİ Geceydi diye başlayan birçok cümle vardır. Birçok cümle gecenin karanlığını ve kararlılığı hakkında insan üzerinde bıraktığı etkiyi ölçmeye çalışarak noktalar kendini. Yazanlar için gece vazgeçilmez bir andır. O anda yazılanlar biraz hüzün … Okumaya devam et

bilal can, makale içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Immanuel Wallerstein Düşüncesine Giriş Denemesi 2

‘’ İnsanlar ve guruplar, eylemlerini, ideolojilere göndermelerde bulunarak savunuyordu. Daha da ötesi, gurupların kendilerine ait ortak bir bakış açısını Weltanschauung (dünya görüşü) ve ortak dil geliştirdikleri ve dolayısıyla kendileri konusunda bilinçli oldukları ölçüde daha tutarlı, bir arada ve hedeflerini gerçekleştirmede … Okumaya devam et

bilal can içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bıçağa Basar Gibi – Metin Önal Mengüşoğlu

“Beni sen yalnız bıraktın evlerini de Ve ben her vakit kuşkuyla anımsadım o harfi Çünkü ben öyle yalnızdım seni düşündüm Sonra bütün insanlar önasyada birleşiyordu Ve ben sıyrıldım acılarımdan böylece bir müddet için” Asyalı Bir Ozan eserinde geçen bu şiir … Okumaya devam et

bilal can içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Gökyüzünde Bir Mızrak Güneş – Mehmet Şahinkoç

Şehrin uzak ucundan koşarak gelen kişilerdir şairler. Şiirlerinde hayatın çetelesi, gurbet, hüzün, aşk, acı, hasret. Kim dillendirmişse hüznü dilinde her daim bir şairin yıllanmış kelimeleri durur. Esriktir o söylenince, gariptir. Şair söylerse sayfa dinler, sayfa her şairin at koşturduğu bir … Okumaya devam et

bilal can içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Immanuel Wallerstein Düşüncesine Giriş Denemesi

“Değişim sonsuzdur. Hiçbir şey asla değişmez” Değişimin sonsuzluğu üzerine başlayan bu söz “değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” vurgusunu taşımaktadır. İnsanlığın, dünyanın, evrenin bütün her şeyin bir değişime bağlı olduğuna ve bu değişimin yapılar üzerinden şekillendiğini gösterir. Değişim sosyolojide incelenen temel … Okumaya devam et

bilal can, makale içinde yayınlandı | Yorum bırakın

şizofren kapı kolundaki made in china

geçitte can veren otostopçular nihayetin akşamında salınıp durur med vakti şimdi evli adam evine köylü köyüne ya da cehennemin dibine demek kadar asabi değilim üstelik üzerimizden çok uçak geçti çok rüzgar çok kuş gecikmiş bir gizli öykünmeydik garip akımına sonra … Okumaya devam et

bilal can, şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

İzi kalmış hiçbir hüznün

Denizi gözleyen hırçın bakışların nehirlere benzemesi öfkeli rüzgârları taşımasındandır. Uzun cümleler kurmanın uzun anlamlar ifade etmediğini bilmek için uzunca beklemenin anlamı yoktur. Uzunluğun hangi kıssadan alındığını ve kıssanın hükmünün ne zaman düştüğünü mimlemeli kalem. Kalem bu incinen heceye düşerken, ağır … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın