Şairin Öyküsü


Şair şiir söyleyendir en çok. Söylediği şiirler yüzünden başka bir türe bakamamakla suçlanması şiirin kıskanç bir tür olarak kendini göstermesindendir. Edebi türler arasında şiir kendiyle uğraşanları hep sadece kendiyle uğraşmaya itmiştir. Şiirin doğasındaki bu bağ şairleri arada zor duruma düşürse de şiirle uğraşıp da başka türden eserler de verenler vardır.

Murat Soyak hem şiir yazıp şiir söyleyen hem de öyküler yazıp içinde biriktirdiği hikayeleri dile getirebilen bir kişi olduğunu Acı Ceviz eseriyle okuyuculara göstermiştir. Daha önce” Irmaklarca” isimli şiir kitabında:
“çok odalı yüksek evlerin var ama yok
çiçek toprak yok pencerede kırık düşler
çıkmaz yolların
şehir ey
taş mı yüreğin” (s. 12
) cümleleriyle en üst seviyeden insanı sorgulamaya iten cümleleriyle şehrin olabildiğince bir resmini çizmeye çalışan ve resimde en iyi şekilde insanlık halini ortaya koyan Murat Soyak Acı Ceviz ile de dışarıda geçen hikayeleri içeriye aktarmayı başarmıştır.

Hikayedeki ana unsurlar kişiler, yer ve zamandır. Bu üçlü tüm hikayelerin temelini oluşturan öğelerdendir. Her yiğidin bir yoğurt yiğişi olduğuna göre her yazarın da bu üçlü arasındaki münasebeti farklılık gösterebilir. Kimisi kahramanlara vurgu yaparak onlara yüksek desibelde cümleler söyleterek onları ön plana çıkartır, kimisi yerin güzelliklerinden bahsederek okuyucu bu serüvene davet ederek o yerlerin güzelliğini/çirkinliğini onda yaşatmaya çalışır, kimisi de zamanın tüm renklerini işleyerek zamanın belirgin bir yara gibi kara delikler açarak insanda yer edindiğinden bahseder. Murat Soyak’da bahsedilen bu unsurlarda en çok gözüme çarpan mekan oldu. Mekan şaşmazlığını bir kır havası ile süsleyen Soyak kır havasını, köy, bahçe, ağaç, yol, kahve, kaldırım, cami avlusu gibi imgelerle ele alarak bunları okuyucuda canlandırmaya çalışmıştır.

“Toprak yoldan sapıp ince uzun bir yola yöneldi. Elindeki uzun çubuk bahçe sınırındaki çalılara takılıyordu. (syf 13)”
“Kır bağlarından köy garajına doğru uzayıp giden toprak yol, duvar diplerine oturmuş çocuklar, kadınlar…” (syf19)

“Cami avlusun girdiler. Çeşmeden akan suyla yüzlerini bir güzel yıkadılar. Sonra karşılıklı oturup birbirlerine bakmaya başladılar.” (syf 22)

Kitaba ismini veren hikaye ile birlikte kitapta toplamda 17 hikaye var. Bu hikayelerin geneli göz önüne alındığında en göze çarpan ve kitaba da ismini veren Acı Ceviz hikayesidir. Dil ve anlatım bakımından açık ve anlaşılır bir biçimde okuru sıkıntıya uğratmadan ele alınan hikaye toplumsal dünyanın karmaşıklığından, bunalımlarından bir anlık bile olsa kaçmak isteyen kişiler için bahsettiğimiz kır havasını, ceviz kokusunu anımsatır.

“Şair kendi hikayesini anlatandır” cümlesinin vurgusunu kimi zaman bir şiirde görebildiğimiz kadar kimi zaman da bir hikayede derinden kokan bir ceviz kokusu ile de hissedebiliriz. İşte Acı Ceviz bu minval üzere bir şairin hikayesini bu sefer şiirle değil de hikaye ile okuyuculara sunduğu eseridir.

Acı Ceviz – Murat Soyak
Romantik Kitap
118 Sayfa

Reklamlar

About bilal can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Bölümü öğrencisi. Kitaphaber.com.tr 'nin kurucularından, Kütahya'da ikamet ediyor, çay ocaklarını dolaşıyor, acaip derecede sıkıcı kitaplar okuyor. iletişim: bilalcan7250(@)gmail.com
Bu yazı bilal can içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s