Monthly Archives: Kasım 2011

Modern Mahrem Üzerinden Mahremiyet ve Modernizm

Nilüfer Göle’nin Modern Mahrem isimli eseri Türkiye’deki modernleşme deneyimi üzerinden türban ve örtü konusunda yazılmış önemli eserlerdendir. Göle bu kitabı yazarken modernliğin anlamını Türk deneyimine göre çıkartıp bunu ekonomik gelişme, sosyo-politik olgular, siyasi iktidar kavramlarından çekip daha özele indirgeyip, -insanın … Okumaya devam et

bilal can içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Duvara Yumruklarımla Fısıldadım

duvara yumruklarımla fısıldadım nakavtın ne güzel olduğunu Muhammed Ali’ye bakınca anladım beyaz sayfalara yazdım beyaz kelimeleri değildi hiç biri bir hiç kadar siyah mürekkepli bir kalemin siyah harfleriydi onlar sadece adımın harfleri gibi, ayakları yalnız yürüyen adamlar ayaklarına şehirler takanlar, … Okumaya devam et

bilal can, şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Arif Ay Şiirindeki Şehirler

Şair nedir, şiiri yoğuran. Uzun cümleler peşinde sürüklenen aklımızı hangi kısa nidalara yükleyip de daha etkili bir vuruş sergileyebileceğiz bu dünyada. Şiir ve şairin not defteri olarak kendini gösteren şiir kitapları, kendi dinginliğinde bir sessizlik sunar insana. Bu dinginlik kimi … Okumaya devam et

bilal can, kitaphaber.com.tr içinde yayınlandı | Yorum bırakın

yakamıza devrik bir cümle ilişti kırgın saatlerde

elimiz doluşunca duaya melekler semayı yıkıyordu. gördün mü? aya şahit kıldım beklemeyi. aşka dokunan yüreklerde soğuk kesilmesi kelimenin en çaresiz vehminde bir çığlık salıyordu gölgeme. sen düşün ki yırttığım sayfada gözlerim körebe oyunlarına bulaşmışken gönlüm uzaklığın dibacesi. yetiş ey hali … Okumaya devam et

deneme, sesli şiirler içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Sabahattin Ali’nin Madonna’sı

Klasikleşmiş eserler bir edebiyatın değerini, kalitesini ve büyüklüğünü gösteren unsurlar arasındadır. Bir edebiyatın büyüklüğü bir nebze de olsa klasikleşmiş eserlerin çokluğu ile ölçülebilir. Bu eserler o edebiyatın sınırlarını, rengini, kullanımını, yaygınlığını ve güzelliğini gösteren önemli çalışmalardır. Bir eserin çok okunması … Okumaya devam et

bilal can, edebifikir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bu Bir Kitap Yazısı Değil

Bu bir kitap yazısı değil. Kitap yazısı daha farklı bir şey. Kitap yazısı, okuyanın gördüğü, önemli saydığı, gereksiz gördüğü velhasıl; kendi kişisel bakış, duyuş, anlayışını sergilediği bir yazı olsa gerek. Çünkü her kitap yazısı bir nevi yazanın o kitaptan başka … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bir Adı Olmalı

Bir adı olmalı. Bir ad gecenin hüküm süren anlarında hükümsüzlüğe. Bir ad olmalı mesela kömür kokusuna, şehir gazellerine. Kaldırım kenarlarında büyüyen otlara. Metropollerin uğultusuna. Bir ad olmalı hemzemin geçitlerinde, sürüklenen anı merhabalayan. Mesela yanan yandıkça hüküm gibi beliren. Bir adı … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın