Monthly Archives: Aralık 2011

Edebifikir Yazarlarının İsyan Manifestosu ve Grev Metni

Bu işyerinde İSYAN vardır. İsyan var demişsek öncelikle ilk ilke olarak bu isyan kavramının neye dair bir çıkarım olduğunun altını çizmeliyiz. Baskı kapitalizmi, entelektüel alana müdahale edince kalemin beli kırılır. Bu tüm devrimlerin ateşini fitilleyen bir unsurdur. Bu isyanın öncülleri … Okumaya devam et

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Sütunlar Gökyüzünde İzdir

Ahmet S’ye seni müzeler hakkında konuşurken duydum dudakların a harfini kemiriyordu oysa kendi kendini yiyen bir türdü insan yani aklının söyledikleri ile dili kalp arasında bir yerde kalıyordu şimdi bir izci kampında oba başı olmanın bir ismi olmalı insanda bu … Okumaya devam et

bilal can, edebifikir.com, şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Düşüncenin Mumyalaşmış Hali: Kitap

Kitaplar insanlar içindir. Bu cümle bizde bir bağlılığın da göstergesi olarak yer edinebilir. Çünkü kitap okumak bir yandan sabır işi bir yandan da muhabbet işidir. Kitap nedir? Bu soruyu bence iyi anlatan Cemil Meriç olmuştur. Ona göre kitaplar geleceğe yollanmış, … Okumaya devam et

bilal can, kitaphaber.com.tr içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Makineleşmek küfürdür

trrrrum, trrrrum, trrrrum! trak tiki tak! makinalaşmak istiyorum! beynimden, etimden, iskeletimden geliyor bu! her dinamoyu altıma almak için çıldırıyorum! tükrüklü dilim bakır telleri yalıyor, damarlarımda kovalıyor oto-direzinler lokomotifleri! Nazım Hikmet – 1923 Karşımda açılan ve sürekli dönenen bir hikaye var. … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Görmek Bakmanın Nesi Olur?

“Büyük bir sefer düzenlemişsiniz, bir deniz savaşı yapmak üzere hazırlanmanız gerekli.” Cümlesi kitabın ilk cümlesi ve ilk vurgusu olarak bizi bir deniz seferini düşünmeye çağırıyor. Bir kitap hangi cümle ile başlayacak diye bir soru sormak o kitap hakkında etraflı düşünmeyi … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Salik’in Öyküsü

Yol bir öyküyü taşır içinde. Tüm kıvrımlarında uzaktan-yakından, çağıran-duyan ikilikleri içinde giden ve gelenin tek sözünü barındırır. Yol bir durma biçimi değildir. O, bir hareket bir eylem biçimidir. İnsanlık tarihi kadar eskidir yol üzerine söylemler. Felsefe için yolda olmak denmişse … Okumaya devam et

bilal can içinde yayınlandı | Yorum bırakın