Marksizm buysa ben Marksist değilem.

KARL HEİNRİCH MARX
5 Mayıs 1818–14 Mart 1883

Marksizm buysa ben Marksist değilem.

Doğduğunda ona Marx denildi. Ne sebeple bu isim verildi bilinmez ama bu isimle çok tanındı. Almanya sınırları içinde olduğu için de bir alamandır. Tam mı yarım mı bilinmez ama Yahudi kökenli olduğunu söylüyor yazılanlar. Zaten yahudilerin de çok çocuk yaptığı aşikâr Marx da yedi kardeş olarak hayatını sürdürmüştür.

Okul yokluğundan mı yoksa kişisel bir tercih mi bilemem ama 13 yaşına kadar evde eğitim almıştır. Daha sonra aşama aşama olarak değişik okullarda okumuştur. Onun için de o sıralar okul yılları düz mü giderdi bilmiyorum. Düz gitmese de çocukların bayram ettiğini yazabiliriz. Çünkü sekiz yıllık kesintisiz eğitim yoktu. Trier Gymnasium’dan mezun olduktan sonra hukuk okumak için babasının yardımıyla Berlin’deki Friedrich-Wilhelms Üniversitesi’ne yollandı. Öğrenim ve gelişim diyebileceğimiz bu zamanı nasıl değerlendirdiğini ise düşüncelerinden ve duruşundan anlayabiliriz.

Filozof, politik ekonomist, sosyolog, antropolog, devrimci ve katışıksız komünisttir. Alamanların arasında ise ‘’ en iyi alçak’’ olarak bilinir kılmıştır kendini.

Yaşarken pek değerli olmayan bir tipe sahip olan Marx öldükten sonra sıfatı unutulduğu için değer kazanmıştır. Marksist Bolşeviklerin Rusya’da Ekim devrimini gerçekleştirmesi Marx’ın düşüncesinin dünya genelinde neler yaptığının göstergesi olarak algılanabilir. Bundan sonra artık Marksist düşüncenin uğramadığı tek bir ülke bile kalmamıştır.

Hayatında devamlı ülke ülke kovulan bir insan olarak tarihe geçmiştir, kovulmuşların evinde bile barınamamıştır. Düşüce yapısı olarak devamlı değişiklik gösteren bir yapıya sahiptir. Bu gün yaşasaydı büyük ihtimal liberalizmi savunurdu diye düşünüyorum. Hegel’in diyalektik metodu ve tarih anlayışı başta olmak üzere, Adam Smith, David Ricardo ve Jean-jacques Rousseau etkilendiği başlıca kişilerdir. Liste halinde uzun uzadıya yazmanın bir anlamı yok. Ama bunlardan en baskını Rousseau olarak gözüküyor. Çünkü Das Kapitaldeki çoğu fikir aynı kapıya çıkmaktadır.

Ortaya koyduğu düşünceler aynı zamanda bir praksis felsefedir. Yorumlanmaya açık olduğu için aklına esen ve üstünde biraz kafa yoran çoğu kişi çeşitli isimler altında hareketlerini ortaya koymuştur. Bu yorumlanışlara da Marksist embriyolar denilebilir. (Bakınız: Leninizm, Maoizm.)

Marx felsefesinin dayanak noktası insanın doğası ve toplum içindeki yeridir. Hegelci diyalektiğin yardımıyla insan doğasının değişmezliği kavramını reddeder.

Tarihi de kendi düşünce yapısıyla yorumlayan Marx dönemleri şu şekilde açıklamıştır:
İlkel komünizm: atalarımız olan mağara adamların komünizmden ne anladığını bilinmez ama Marx bu dönem insanının demokrasiye dayanan kooperatif aşiretler ve kabileler dönemi olduğunu belirtmiştir
Kölelik: şehir devletlerinin ve aristokrasinin önemli bir yer kapladığı dönem diye vurgulamış.
Feodalizm: dinin önemli bir yer tuttuğu dönem diye tabir etmiştir.
Kapitalizm: Burjuva ve proletarya sınıfının olduğu abuk sabuk bir dönemdir. Her şeyin kısaca menfaate dayandığı bir dönemdir.
Komünizm: Son dönem olarak Gutenberg çağına eş değer oluyor sanırım. En gelişmiş insan modelinin ortaya çıkıp kendine göre bir çağ meydana getirmesi, Marx’ın düşüncesine göre bu anlattığımız çağ komünizm çağı oluyor.

Eserleri

El yazmaları (1844)
Kutsal Aile (1845)
Feuerbach Üzerine Tezler ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu (1845)
Alman İdeolojisi (1845–1846)
Felsefenin Sefaleti (1847)
Komünist Manifesto (1847–1848)
Ücretli Emek ve Sermaye (1848–1849)
Fransa’da Sınıf Savaşımları (1850)
Louis Bonaparte’in 18 Brumaire’i (1852)
Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı (1859)
Kapital I. cilt (1867) (ikinci ve üçüncü ciltleri Marx’ın taslaklarına uygun olarak onun ölümünden sonra Engels tarafından düzenlenerek yayımlanmıştır)
Fransa’da İç Savaş (1871)
Gotha Programının Eleştirisi (1875)

En önemli eseri Das Kapitaldir bunu bilmeyen yoktur. Birçok düşünürden etkilenen Marx Kapital’i yazarken de yine bu etkilendiği düşünürlerin fikirlerini yorumlayarak bölük pörçük bir biçimde dillendirmiştir Das Kapitalde. Suç ortağı ve kankası Engels ile birlikte. Tamamı bir bütünlük arz etmediği ortadır kısa kısa denemeler halinde sıralanan bu eser çok ses getirse de aslında o kadar büyük sesli harflerle yazılmamıştır. Bunu tarih ortaya serdi. Araştırın görün.

500 makale oluşturmuştur. 125 tanesi Engels tarafından yazılmasına rağmen yine de bu makalelerin baskın tarafı Marx olması işin tuhaf tarafı. Ayrıca Marx’ın çok başarız bir akademisyen olduğunu da belirtmek lazımdır. Öfke dolu, asabi ve hırçın bir yapıya sahip olduğu aşikârdır. Akademisyenlerce kabul görmediği için ‘’kendince’’ bir ekol oluşturup bunu yaymaya çalışmıştır.

Söylediği sözlerin çoğu aslında başkalarına aittir. ‘’Din bir afyondur sözü’’ Hainne’ye ait olup patent hakkı vardır. Herkes kullanabilir bunu ama sahibinden başkanın adına mal edilemez. Kul hakkı girer buna. Ayıp bir şey olarak efsaneleşir. Yakışık olmaz.

‘’Bütün işçiler birleşin’’ bu söz kime aittir diye bir soru soracak olursak yine herkes bu söz Marks’a aittir diye gürleyecektir. Ama yine benim uzun saçlı ve top sakallı arkadaşım bu söz çalıntılanan ve yıllarca bize Marks’ın sözüdür diye yutturulan bir sözdür. Asıl sahibi ise Karl Schapper’ dır.

Üretim biçimi nerden gelir? Sorusuna cevap bulunmayan düşüncesinin uygulanış biçimleri olan Leninist yapıda bu açıkça görülmüştür: Neden aynı toplumdaki üretim şekline, aynı üsluba benzer toplumlar aynı süreçten geçmiyorlar? Gibi sorulara cevap olamamıştır Marks. Bu da onun koyu bir Hegelci mantığına göre gittiğinin göstergesi olabilir.

Daha önceki sayılarda yazdığımız Louis Althusser’in fikir babasıdır.

Hiçbir zaman doğru düzgün çalışmadığı için liberaller tarafından eleştirilmiştir. Ailesinin varlıklı olması onu biraz ayakta tutmuştur. Ama hazıra dağ dayanmadığı için evlendikten sonra sefil bir hale düşmüştür. Ancak Engels ile tanıştıktan sonra, onun yardımıyla biraz ayakta durabilmiştir.

İnsanlığın bir nevi kıllarıyla tanıdığı bu adam yüzüne saki hiç jilet değmemiş gibi uzun süre konuşuldu. Kimisi şirin baba olarak tanımladı. Kimisi bizim sanatçı Süavi’ye benzetti. En çok konuşulan düşünürlerden oldu. Hala bile nedense ismi bir yerde geçse insanlar kıllarından tutun da yürüyüşüne, kadınlara tutkunluğundan, iş ve işçi tanımlarına kadar her şeyini tartışıyor. Bir fikir birliği sağlanmadığı için de insanlar birbirine giriyor. Bu da ortaya koyduğu düşüncelerin değişikliği ve insanlarda bıraktığı etkinin yorumlanmaya açık olmasından kaynaklanıyor.

Ekonomideki düşünceleri teoride olan pratikte geçerliliği pek olmayan düşünür. Masonluğuyla bilinir ‘’yahudi sorunu’’ adlı bir eseri vardır.

Sanatı çok sevse de yaptığı edebi eserlerin pek değeri olmamıştır. Yazdığı iki şiiri dergilerce basılmaya değer görülmüştür. Benim sevdiğim en güzel sözüyse şudur:

”karşılığında sevgi uyandırmadan seviyorsanız, yani sevgi olarak sevginiz karşılıklı sevgi yaratmıyorsa seven bir kişi olarak dışavurumunuzla kendinizi sevilen bir kişi yapamıyorsanız sevginiz güçsüzdür, bu bir talihsizliktir
Karl Marx.”

‘’beni bir öğrencim anladı o da yanlış anladı’’ cümlesinin birinci şahsı olarak bende yer etmiş ama anlamın neye göre yanlış anlaşıldığını da anlayamadığım olarak kızdığım bir insan olarak ünlem işaretiyle işaretlediğim insandır!

Kendini büyük insan ve üstün şahsiyet olarak görmesi sakallarından bellidir. Sakallarını hiç kestirmemesi kendini Yunan mitolojisindeki Zeus gibi görmesinden kaynaklanıyor olabilir. –Ki öyle de gözüküyor. Çünkü ona hediye edilen Zeus heykeliyle çok vakit geçirdiği ve onun gibi durmaya çalıştığını yazmış bazı bültenler. Bu da onun entelektüelliğini bir nevi kibir vasfederek kendini üstün yaratık büyük şahsiyet olarak görmesine neden olmuştur.

Karl Marx, yıllarca Alman yazarlar arasındaki “en iyi alçak” olarak görüldü. Bu onun bir nevi entelektüelliğinin de göstergesi olarak tarihe geçilebilecek bir dipnottur. Önemli anekdotlarını belirli bir kaynak dışında sıralayacağımız kahramanımızın kişiliği hakkında pek değerli bilgiler bulunmadığı için fikirleri ve sakalları hakkında uzun uzun konuşulabilir.

Karl Marx’ın şöhretinin doruklarında olduğu 1849 yılında, onunla aynı sokakta oturan bir de ilginç komşusu vardı: “Vatan şairi” Namık Kemal! Bunu her ne kadar sahih bir yerden duymasak da yer ve zamanın aynı olması koşuluyla bu ilginç anekdotu da aktarmayı üstüme görev bildim.

Marx’ın “aile babalığı” ise çok tartışmalı bir konudur. Kimilerine göre mükemmel bir babaydı. Çocukları okuma yazmayı öğrenmeden önce, Shakspeare’in sonelerini ezbere biliyordu. Hayatta kalan çocukları, gelecekte İngiliz ve Fransız sosyalist hareketlerine yön verecek, peşlerinden milyonları sürükleyeceklerdi… Kimilerine göreyse, Karl Marx, politik mücadele yüzünden ailesini açlığa mahkûm eden, karısı Jenny ölüm döşeğindeyken arka odada hizmetçi ile kırıştıran, içkiyi ve kadınları çok seven zayıf bir adamdı.(buradaki zayıflık bedensel olarak değildir sözü edilen düşünürün kilosu gayet yerindedir.)

Öldüğünde uyruksuz bir insan olarak Londra Highgate Mezarlığı’na gömülmüştür. Tarih 14 Mart 1883. Hayatında bir işçi olarak yaşayan insan, öldüğünde de mezar taşına kazılı olan şu sözle anlam kazanıyor- gerçi bu sözün onun olmadığını söylemiştik: ‘’Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!’’ 1970 yılında el bombası ile mezarını bir uçurtma girişimi olmuşsa da başarılı olamamıştır. Neden böyle bir girişimde bulunulabilir acaba? Bilinmiyor

Marx hakkında kıyıda biriktirip altını çizdiğim iş bu yazı kendi yorumlarımla ele alınmıştır. Ona karşı herhangi bir garezim olmadığını bildirip Praksis felsefe yönetimiyle az da olsa ben de kendimce yorumladığım anlamına geliyor bu.


Bilal Can
İzdiham Dergisi

About bilal can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Bölümü öğrencisi. Kitaphaber.com.tr 'nin kurucularından, Kütahya'da ikamet ediyor, çay ocaklarını dolaşıyor, acaip derecede sıkıcı kitaplar okuyor. iletişim: bilalcan7250(@)gmail.com
Bu yazı bilal can, makale içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s