Monthly Archives: Haziran 2012

Bunalım Edebiyatı ve Börtü Böcek Şiirleri

Modern zamanlardan tuhaf zamanlara doğru ilerlediğimiz bu anlarda durup kendimize bakmak için belirli duraklara sahip olmamız gerekir. Her durak kendimizi sorguya, acımasız eleştirilere maruz bırakacağımız safhalar olmalı. Bu şekilde yaparsak ancak kendimizi görebilir ve kendimizi bilebiliriz. Sorgulamak için sorgulama biçimciliğinde … Okumaya devam et

bilal can içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Edebiyat ve Sosyoloji

“Edebiyatın katıksız tanıklığı olmaksızın toplum uzmanı toplumun bütününe karşı kör olacaktır” [Richard Hoggart] Edebiyat ve sosyoloji. Bu iki kavram ya da genel kapsamda bilim birbirine nasıl etkiler, edebiyata sosyolojik bakmakla, sosyolojiye edebiyattan bakmak ne derecede mümkündür? Bu gün edebiyat sosyolojisinden … Okumaya devam et

bilal can, makale içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Immm

Çok durduk, konuşmalarımız dünyanın lekeli sayfalarında yer etti. Kapı kapadık pencere açtık. Kendi ıssızlığımıza güneş lekesi gibi gölgeler edindik. Bu bizim serlevhamızdır. Bu bizim ikircikli yaramızdır. Bu bizim üryan halimize işrettir, bu bizim delişmen rüyalarımıza atıktır. Bu bizim paçavra takımımıza … Okumaya devam et

bilal can, deneme, edebifikir.com içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şiirin Evrensel Sesi

Şiir evrenseldir. Bu cümleyi söylerken onun seslendiği insanlara aynı duygularla yaklaştığı iddiasını da sunabiliriz. Şiir üzerine yapılan tanımlamalar bu duygu yönüne genellikle vurgu yapar. Duygular yansımaları farklı ama yaşattıkları genellikle aynıdır. Aşk her dilde bir sırdaş bulmak, hüzün her dilde … Okumaya devam et

bilal can içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şiirin Görselliği ve Akılda Kalıcılığı

Şiirde biçim mi, içerik mi tartışmalarının olduğu dönemlerde bazıları şiirin içeriğinin bazıları biçimselliğin bazıları ise hem biçim hem de içeriğin aynı derecede önemli olduğunu savunmuştur. Şiirdeki biçimsellik kendini farklı şekillerde gösterir bir şekilde bu güne kadar getirmiştir. Beyitlerden mısraya, mısralardan … Okumaya devam et

bilal can, poetik içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Malumat 2

Yalın halimizi beslemek için anlamlı sözler toparlamaya çalıştık. Lakin güç bir işe girişmiştik. Bunun altından kalkamazdık. Üzerimizdeki yük insanlık tarihinin birikimiydi. Toplu ölümler gerçekleşirken arka odalarımızda biz soykırımın çetelesini tutacak defterlere bakıp bakıp ağıtlar yakan içimize dalıyorduk. İçimiz, kendine dönüşün … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Göğe Ağlama Durağı

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum [Turgut Uyar] Şiirden beslenen bir yanımız var. Şiir deyince kendimize içten sözler bulma derdindeyiz. Ağlamaklı, hüzünlü, sert bir rüzgar gibi yanağımızda ve yüreğimizde hissetmeye çalışırız. Şiir üzerine kendi … Okumaya devam et

bilal can, poetik içinde yayınlandı | Yorum bırakın