Eksik Roman


İnsanın yalnızlık nedeni.

Meyus bir hikayeden ayıklamışım saçlarımı, morarmış bir tel gibi aykırı, duruyorum üzgün. Kimi zaman esen serin bir hava oluyor içim, kimi zaman arınmış bir tek şiir. Süslenmiş kederleri kıyasıya zamanlarla çarpıştırıyorum.

Uykunun şerbetlendiği vakitler diyorum ya. Tuzu eksik bir mutluluğuz. İçimizde katliamlar oluyor. Arka odamızda yalnızlıklar.Yalnızlıkla. Yalnızlıkla. Yalnızlıkla imtihan ediliyoruz. Kaçsak kurtulur sanıyoruz tüm bebeler. Bu yüzden savaşlara hayır demek kadar komiğiz sevgilim. Kaçsak kurtulamıyoruz. Kaçsak daha da yalnızlaşıyoruz.

Modern dünyanın modern insana bıraktığı ve onu bununla imtihan ettiği – bunu ne kadar iyi aşabilirsen, o kadar modernsin- bir tür saklambaç gibidir yalnızlık. İnsanlığın eksik bir roman gibi yaşaması bu yüzden. Bir hayatı ortasından, ısmarlanmış bir biçimde, yaşaması tam da ona dikte edilen bir şeylerin olduğunun göstergesi. Bunu yaşamalısın. Bunu yaşamayı düşünmelisin. Bunu kesinlikle yaşamalısın. Bunu yaşamadan yaşayamazsın.

Şahsi bir yürüyüş

Biz kendi voltamızı, Kuğulu Park yokuşuna adayalım, Atakule’den dünyanın en serin yerine göç eden kırlangıçlar gibi olalım. bir yanımız yağmura değsin, öbür yanımıza karlar. Güleç yanımızla nergis diyelim aha da burada içimizdeki saklı kalan bir yerlere değiyor kokusu.

Olacak diyorum ve bu olacak. Zamana yenilen biz. Müntehirler. İdamını sehpaya alet etmeyenler. İçimizden ölüyoruz dünyaya, pis kokularımızı yaya yaya. Boynumuz terliyor, bize afet halinde biriktirilmiş acil çağrılar lazım.

Canlı televizyonlar, pankreas kanserleri, orlon kazak örenler, pet şişeleriyle yaşayanlar, pipetlerinden mazot çekenler, kızartılmış patates, barbunya pilaki, aforoz edilmiş insanlık, yoğun sıcaklar, terleyen sırt, terleyen boyun, sinekler, bataklıklar, vantilatörler, kola şişeleri, teneke kolalar, plastik giydirilmiş mankenler, plastikle donatılmış şehirler, plastik çiçekler, yapma sevgiler, acıklı olsun diye çekilen filmler….olabildiğince sürgünüz. Nereye dokunsak eriyecek gibi duruyor.

Hiç kusura bakma saat yerinde değil.

Dünya yığınlarca kir, çamur, çöp. Hastalık birikmiş gözlerine tüm gözeneklerine, eninden boyuna yığınla kötülük, şaşırtarak büyüyen yumak gibi insanların kendilerine bıraktıkları mirastır bu.

Islak havlular, cam kenarında unutulmuş – unutulduğu için tozlanmış – peynir kaseleri, “hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız”*. Uzak mevziler düşlüyoruz, uzak düşün ulaşılması daha zor fakat daha kolay ediniliyor, zor fakat daha cazip, içimizi gıcırdatıyor, beynimizi uyuşturacak kadar. Hüznümüz bu yüzden büyük şeylerden değil, kapı gıcırtısına hüzünlenen bizleriz, ekmek arasına sıkıştırılan zeytinlerin hülyalara dalışımıza sebebiyet vermesi bu yüzden.

“Kafamda havayı yararak bir dişli bıçak
Kokmuş kafanda saplanacak bir tahta yok mu!
Kafanda tam olarak çatlayan
Kokmuş kafanda tam olarak bir tahta
İşte dişli bir bıçak saplanacak
Sapı sallanıp titreyecek çünkü saplanacak bir tahta
Kokmuş kafanda tam olarak
Bıçağımı saplayacak bir tahta”**
yok mu kendini insana getirecek ve insanı kendinden aslına döndürecek bir tahta. Belki de tüm yaşanacak olanlar için ardımıza bakıp gülümsemek lazım. Geçmiş olağanlığıyla geyikli halılarımızdan kendini bize çağırıyor. Yığınla duran eksik romanları bitirmek için, geçmişe dönmek kendine dönmenin sırrını taşıyor.

**Osman Özbahçe: İlhami Çiçek’in Yazamadığı Şiir
*Turgut Uyar

About bilal can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Bölümü öğrencisi. Kitaphaber.com.tr 'nin kurucularından, Kütahya'da ikamet ediyor, çay ocaklarını dolaşıyor, acaip derecede sıkıcı kitaplar okuyor. iletişim: bilalcan7250(@)gmail.com
Bu yazı bilal can, deneme içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s