Hakikatini Yitiren İnsan

Eğer bakmayı bilirsen etrafta sana seni çağıran binlerce sesi göreceksin. Ses oysa kulağımızın duyduğu bir titreşim değil miydi? Evet, ama sesin bir de görünür kılınan, bizim görmemizi istediği bir rengi vardır. Dünyadaki hakikati görmek için bir vesiledir ses. Vesile demişken onlara sımsıkı sarılmamız gerekmiyor muydu?

İnsan dünyaya indirilirken hakikatini yitirip dünya telaşasına düştü. Amacı hakikati bulmak olan insanı bu yoldan ayıran, bu yoldan kopartan yine dünya oldu. Dünya lekelenmiş resimlerini insan kalplerine yerleştirdi. Zaman geçtikçe bu resimler değişti, insan kendini bildiği ve istediği biçimde değil dünyanın istediği şekle büründü. Bu dünyevileşme serüveninde bir çok değerini yitirdi. En önemlisi de “yitik mal” denilen o hikmeti.

Dünyayı anlamlandırmaktı bütün telaşımız. Bütün derdimiz o anlamı bilebilmekti. Tefekkürün yüceltilmesi, önemsenmesi bu yüzdendi. “Düşünmez misiniz?” ikazının sürekli tekrarlanması, defalarca söylenmesi bir yandan insanın unutkanlık denen gaflet perdesine düşeceğinin göstergesi bir yandan da dünyanın getirdiği telaşta bir anımsatma olarak… sürekli tekrarlanagelen bir “kendine gel” ikazıdır.

Kendine gel! Çünkü kendine geleceğin başka bir kendin yok. Kendine gel ve düşün görmüyor musun evreni, yıldızları, çevreyi. Etrafın sesini duymaya çalış, herkes ve her şey seni kendine gelmene çağırıyor.

Ey Küskün Aşk

Ey Küskün Aşk ismiyle yayınlanan Bekir Biçer’in kitabı insanoğlunun yeryüzüne indirildiği andan itibaren kalbine düşürülen “hub” tanelerini dererek bu macerada insanın biriktirdiklerini sahih bir dille aktaran denemelerden oluşuyor. Yazar, insanın çevredeki durumunu, çevrenin insan ruhu üzerindeki etkisini irdeleyerek insanlığın portresini ortaya koymaya çalıştığı denemeleri altı çizilecek önemli cümleler barındırıyor. Kendine gelme uyarısını gözlemlediğimiz cümlelerinde ifade ettiğimiz gibi hakikati söylemeye gayret eden ve kendine gelmenin, kendini bilmenin bu yolda yapılacak ilk iş olduğunu ifade eder.

İnsan, insan üzerine söylenen söylemleri önemsemeli. Onu ona tanıtacak, onu ona aktaracak tanımlamalara ihtiyacı vardır insanın. Bu tanımlama onun kendisini anlamaya, bilmeye yönlendirecektir. Amaç zaten kendini bilmek değil midir?

Yazar, Ey Küskün Aşk isimli eserinde denemenin vermiş olduğu geniş alan tavrıyla insanı anlamlandıracak ifadelere dokunarak onun evrendeki yerini, rengini, kimi zaman biçimini ortaya koyan ifadeleriyle sıkmadan aktarır.

Her yazının bir niyet barındırdığını ve bu niyetin kalemi yönlendirdiği muhakkak. Yazının yazılma niyeti yazıya işlenir ve bu şekilde niyet ile muradın kapıları açılır. Naif denemelerden oluşan bu eserin ince fakat yer edinecek sözleri barındırdığı ortadadır. Yazar neyi niyet etmiş tam olarak bilemiyoruz fakat söylediği, anlamlandırdığı ifadelerle niyetinin bize yansımalarını görebiliriz.

Ey Küskün Aşk
Bekir Biçer
Sütun Yayınları
104 Sayfa

Reklamlar

About bilal can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Bölümü öğrencisi. Kitaphaber.com.tr 'nin kurucularından, Kütahya'da ikamet ediyor, çay ocaklarını dolaşıyor, acaip derecede sıkıcı kitaplar okuyor. iletişim: bilalcan7250(@)gmail.com
Bu yazı bilal can, kitaphaber.com.tr içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s