Ayna ve Yansıtma

Sanat biz izdüşüm olarak insanın hakikatini görme, duyma ve arama telaşıyla ortaya çıkmış bir etkinliktir. Dünyaya fırlatılma acısını dindirmek için farklı etkinliklerle kendini bulmaya çalışan insan, sanat ile dünyaya, evrene, hakikate farklı açılardan bakıp bu bakış açısını elde etmeye çalışmıştır. Sanatın var olması, ilk insandan bu yana farklı sanat akımlarının oluşması bir sanat tarihinin varlığının konuşması, insanın geçirdiği değişimle alakalıdır. Her dönemin farklı bir biçimde yapılan eserlere işlenmesi sanatın da değişmezliğine verilebilecek bir cevaptır.

Sanat değişir mi? Sorusunu aklımıza getiren bu hareketlilik sanatın aynı kalmayacağını gösteren bir anlamla karşımıza çıkar. Sanat, sanatçının ortaya koyduğu eserler dolayısıyla varlığını sürdüren bir etkinlik olduğu için insan değiştikçe sanat da değişecektir. Bu değişim insanın içsel serüveninde geldiği noktayı diğer insanlara aktarmasıyla anlamlanır.

İletişimin gerekliliklerinden olan ve bir bilgi değeri taşıyan süje-obje arası etkinlik öncelikle bilginin olma durumunu şart koyar. Aktaracak bir bilgisi olmayanın iletişime geçmesi de beklenemez.

Ortadaki bilginin varlığı iletişimi haklı gerekçelere bağlayacaktır. Sanat da bir iletişim biçimdir. Sanatçının iletişime koyacağı bilgi “özsel” bir bilgidir. Bu bilgiyi kendi yorum kabiliyetine göre işleyip “kişiselleştirerek” genele sunar. Kişiselliği onun ortaya konulan insan tarafından yorumlanmasıyla açıklanabilir ancak. Çünkü “bakış tarzı” elde edilen “sanatçı duyarlılığı” herkesten beklenebilecek bir durum değildir.

Sanatçı sanatını yaparken taklit eder. Bu yüzden o bir yaratıcı değil sadece yaratılanı yansıtan ve farklı açılardan görünmesini sağlayan bir göstericidir. Yansıtma ile açıklanan durum ve tutumlar sanatın bir “görülen” ve “görüntülenen

Sanat nedir?” sorusuna verilen ilk cevap (hiç değilse Batı’da) sanatı bir yansıtma, benzetme ya da taklit olarak görme eğilimindeydi. Sanat eserlerinde gördüğümüz, doğadır, insandır, hayattır ve sanatçı eserinde bize bunları yansıtır; bir ayna tutar dünyaya sanki.[1]Sanatın görüleni yansıtması fakat bunu kendi iç dünyasında yorumlayarak sunması sanatın doğuşunun ana sebeplerinden biridir. Bu da “ayna” ve “yansıtma” olarak belirginlik kazanır.

Sanatı bir yansıtma olarak görmek yüzyıllar boyu devam etmiş ve zamanımıza kadar gelmiş bir kuramdır. Bu görüşü savunanların sık sık başvurduğu ‘ayna’ benzetmesi de düşüncelerine ışık tutan açıklayıcı bir benzetmedir.[2] Ayna kuramı sanatı açıklayan temel kavramlardan biridir. Aynanın doğasından beklenen de yansıtmadır.

Ayna gerçeği mi yansıtır yoksa hayal edileni mi? Ayna-Yansıtma kuramında sorulan ve uzun tartışmalara yol açan bu soru sanattaki akımların da ana kaynağıdır. Gerçekleri ve hayalleri yansıtma aynı derecede mümkün mü? Aynadan beklenilen yansıtma olduğu için ayna neyi yansıtacak?

Bilinen bir şey var ki o da sanatçı gerçeklerden kendini ayıramaz. Gerçek yani hakikate götüren temel çıkış noktası. Eşyanın hakikatine vakıf olmak için eşyaya bakmak gerek, daha önce belirttiğimiz gibi, sanatçı gerçeğe bakarak bunu hayalinde yoğurur ve yoğurduğunu da eserine işler.

[1] Berna Moran, Edebiyat Kuramları ve Eleştiri, İletişim Yay., 7. Baskı, İstanbul 2002, s.17
[2] A.g.e., s.18

Reklamlar

About bilal can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Bölümü öğrencisi. Kitaphaber.com.tr 'nin kurucularından, Kütahya'da ikamet ediyor, çay ocaklarını dolaşıyor, acaip derecede sıkıcı kitaplar okuyor. iletişim: bilalcan7250(@)gmail.com
Bu yazı bilal can, makale içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s