Can Pazarı’nda Bir Gürpınar


1864 yılında İstanbul’da doğan Hüseyin Rahmi Gürpınar Türk Edebiyatına kazandırdığı romanlar bakımından ele alınması gerekilen önemli bir yere sahiptir. Romanlarının genel olarak natüralizm ve realizm tesiri altında yazılmış olması ona yaşadığı zamanın gerçekliğini ve doğallığını aktarmasını sağlamıştır. Bunu sağaltarak, ince ince işleyerek eserlerinde yoğun biçimde kullanmıştır. Bu yüzden Gürpınar’ın anlatım tarzı diğer başka yazarların anlatımına benzemez, bir orijinalliği içinde barındırır. Onun eserlerinde karakterlerin giyim-kuşamından, konuşma esnasında kullandığı kelimelerin canlılığına, yenilen yemeklerden içilen içeceklere, yaşanılan mekânlardan, kültürel ve geleneksel değerlere kadar birçok unsuru ayrıntılarıyla gözlemleyebilirsiniz.

Eserlerini ortaya koyarken yaşantı tarzını, düşüncelerini, zanlarını da eserlerine işleyerek yazmanın insanın hayatından bağımsız olamayacağı gerçeğini göstermiştir. Yazmak ona göre insan tecrübelerinin ayrıntılı bir biçimde işlenmesi sonucu gerçekleşen bir eylem halidir. Amaç ise yaşadığı toplumu aydınlatmak bunu bilginin ışığı altında gerçekleştirmektir. İlk eseri İstanbul’da Bir Frenk isimli öyküdür. Yazdığı ilk roman olan Şık eseriyle büyük beğeniler kazanmıştır. Romanlarını işleme tarzı Ahmet Mithat Efendiyle benzerlik gösterir. Usta-çırak ilişkisi ile geliştirdiği yazarlığını Ahmet Mithat Efendi’nin Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmayla geliştirmiştir. Ahmet Mithat’tan sadece yazma konusunda destek değil hayat felsefesini de almıştır. Gürpınar’ın romanlarındaki en önemli unsurlardan biri “yerlilik”tir. Eserlerini ortaya koyarken tek bir noktadan hareketle işe koyulur. Bu da halkı aydınlatmaktır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Romanları ve Romanlarında Şahıslar Kadrosu adlı yapıtında Önder Göçgün, Hüseyin Rahmi’nin işlediği konuları şöyle sınıflandırmaktadır:

1. Batılılaşmayı yanlış anlayan, davranışları Türk Toplumunun gelenekleriyle tezat teşkil ettiği için gülünç durumlara düşen, alafranga, züppe ve dejenere tiplere yer veren eserler(Şık, Mürebbiye, Metres, Şıpsevdi, Tutuşmuş Gönüller, Gönül Bir Değirmendir Sevda Öğütür, Dirilen İskelet, Kaderin Cilvesi, Can Pazarı)

2. Toplumun gerisine itilmiş, yokluklar içinde kıvranan, genellikle her türlü himayeden mahrum, zavallı, aciz kimseleri ve onların problemlerini, düştükleri kötü durumları ele alan eserler (İffet, Nimetşinas, Hakka Sığındık, Billur Kalp)

3. Bâtıl şeylere inanan ve birtakım fantastik unsurların etkisinde kalan tipleri konu edinen eserler(Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Gulyabani, Cadı, Efsuncu Baba, Muhabbet Tılsımı, Mezarından Kalkan Şehit, Şeytan İşi)

4. Karı-Koca geçimsizliklerini ve bunların zemini hazırlayan çeşitli faktörleri işleyen eserler(Mutallaka, Tebessüm-i Elem)

5. Kadının ve erkeğin isteğin aykırı olarak yapılan evlilikleri ve bunların olumsuz neticelerini konu alan eserler(Muadele-i Sevda, Tesadüf, Sevda Peşinde, Son Arzu)

6. Yaşlı erkeklerle evlendirilen genç kızların fizyolojik ve ruhsal çırpınmalarını, ev içindeki veya dışındaki kendi yaşıtları delikanlılarla gayrimeşru münasebetlerini, türlü maceralarını ve neticede tam anlamıyla ahlaki düşüşlerini sergileyen eserler(Toraman, Cehennemlik, Dünyanın Mihveri Kadın mı Para mı?, Namuslu Kokotlar)

7. Toplumu temelinden sarsan sosyal meselelerin en mühimlerinden birini teşkil eden fuhuşu, son derece realist ölçüler içerisinde gözler önüne seren eserler(Hayattan Sayfalar, Kokotlar Mektebi)

8. Felsefeyi hareket noktası kabul ederek, dünya ve ahretle ilgili çeşitli hadiselerle uğraşan filozof tavırlı kimseleri, onların fikri ve ruhsal yapılarını, anlayışlarını, davranış özelliklerini, eğilimlerini, ideallerini ele alan eserler(Deli Filozof, İnsanlar Önce Maymun mu idi?)

9. Ruhsal bakımdan hasta tipleri ve onların toplum içerisindeki son derece olumsuz, zararlı hareketlerini, bir psikolog titizliğiyle tahlil ve tenkit eden eserler(Ben Deli miyim?, Utanmaz Adam)

10. İlerlemiş yaşlarına rağmen hala olgunlaşmamış ve kendilerini sadece cinsel içgüdülerine teslim etmiş tipleri, yer yer hicvederek ele alan eserler.(Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)

11. Tehditle para sızdırmak amacıyla kaçırılan insanları ve onlara türlü eziyetler çektiren eşkıyayı konu alan eserler(Eşkıya İninde)

12. Baştan sona polisiye bir nitelik taşıyan, gerilimi yüksek eserler(Kesik Baş)

13. Ruhçuluk ve bu nedenle ruhçuluğa inanan kimselerin geçirdikleri sarsıntıları konu alan eserler(Ölüler Yaşıyor mu?

14. Çeşitli psikolojik zikzaklar çizerek, çareyi canlarına kıymakta bulan ve neticede intihar mayasına tutulan zavallıları ve onların bu hallerini tasvire yönelik eserler(Ölüm Bir Kurtuluş mudur?)(1993,s.603-604)[1]

Can Pazarı isimli roman Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın İstanbul’un arka mahallelerini anlatan önemli eserlerinden biridir. Mahalleleri tüm olağancalığıyla tüm sesliliğiyle eserinde işlemiştir. O, bu eserinde çağdaşı yazarların yaptığı gibi elit kesimin yaşadığı mahalle ve sokakları değil fakir, karanlık tiplerin hayatlarını ve onların yaşadıkları yerleri eserine aktarmıştır.

About bilal can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Bölümü öğrencisi. Kitaphaber.com.tr 'nin kurucularından, Kütahya'da ikamet ediyor, çay ocaklarını dolaşıyor, acaip derecede sıkıcı kitaplar okuyor. iletişim: bilalcan7250(@)gmail.com
Bu yazı bilal can, makale içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s