Sadi’nin Bize Anlattıkları


“Ne kadar okursan oku, bilgine yakışır şekilde davranmıyorsan cahilsin demektir.”

Sadi üzerine yazılmış ve yazılacak yüzlerce hatta binlerce yazı üzerine bir katkı sunmak işin hem büyük ve genişliğini gözlerimiz önüne serdi, hem de bu işin asıl maksada ulaşmak için bir murat olması gerektiğini tekrardan bize hatırlattı. Zihnimiz işgal altındayken ve yaşadığımız “akıl tutulması”ndan yönümüzü şaşırmışken, gözlerimiz Batı’ya zorla kilitlenmişken Doğu’ya öz vatana dönmek, bunun için bir şeyler yapmak aslında bir nevi kendine dönüşün hikayesini de barındırmaktadır. Bir zamanlar Batı’dan gözlerini alıp Doğu’ya çevirmek bir nevi “gericilik” olarak vasıflandırılmışken şimdilerde artık kendimize gelmenin geç kalınmışlığıyla asıla dönmenin girişimi bir nevi hüzünle karşılanabilir. Belki bunun için şöyle bir karşılama yapılabilirdi : “hoş geldin kendine”.

Doğu, kadim uygarlıkların temellerini atarken büyüyen dünyaya insan yetiştirme ve bunu insana sunma gayreti içinde sürekli “kendini unutma” sözünü her işin başına koyarak ilerlemiştir. Aslında meseleye biraz daha geniş açıdan giriş yapacak olursak; batıya göre biz doğu olduk, bu haritada Avrupa’nın doğusunda kalmanın adıyla bir geri kalmış, geç modernleşmiş, hala birincil ilişkilerin revaçta olduğu, ya da Durkheim’in dediği mekanik dayanışma örneğinin görüldüğü topraklardayız. Belki de bu yüzden tüm ilişkilerimizi düzenlemek için Sadi’ye ihtiyacımız var. Çünkü o, insanın özüne dair cümleleriyle kendine getirmenin adıdır. Birincil, ikincil veya üçüncül ilişkileri değil samimiyeti ve hikmeti menkıbevari anlatımıyla bize uzaklardan yakına seslenmenin yoludur.

İlginç Zamanlar Ya da Özünü Kaybetmişlik

Çin Atasözü olan “ilginç zamanlar yaşayasın” sözünü birileri herhalde doğu toplumları için kullanmış ki şimdilerde bu ilginçlik çok daha ilginç bir biçimde kendini göstermektedir. Bu “geç modernleşme”nin vermiş olduğu bir durum mu yoksa “sömürülmenin” getirmiş olduğu bir çıkarım mı? Bu ayrı bir tez konusu olabilir belki de. Bir yandan gecikmişliğin verdiği ezikliği damarlarımıza kadar işlemeye çalışanlar varken birileri de damarlarımızdaki son damla kanı bile çekmeye çalışanlar var.Biz kendi aklımızla hesap yapamadığımız sürece de bu devam edecek.

İlginç zamanları yaşayan bizlerin de dahil olduğu arada kalmışlıkla özünü yitirmek bir kaçınılmazlık olarak belirginleşmiştir. İşte bu özünü kaybetmişliğin ortasında belki de asıl kaynaklara yönelmek bir nebze de olsa kendini kendine getirmenin bir adı olabilir. Bu kaynaklardan biri de Sadi’nin Bostan ve Gülistan eserleridir. Bu eserler hikmete daldırılıp çıkartılmış ve akl-ı selim olanlar için derslerin olduğu metinlerdir, beyinlerden çok kalplere seslenmektedir. Bu kendisiyle birlikte bir “teskin halini” de gösterir. Ki bu durum kapitalizm içinde görülebilecek bir hal değildir. Çünkü sürekli al-kullan-at mantığının kavramlaşmış hali olan popüler kültürde kalbin teskin hali ancak bir nebzedir. O da “metafetişizminin” bir getirisi olarak ortaya çıkmaktadır.

Sadi’yi şimdi neden okumalıyız? Hali hazırda kısaca “öze dönüş” için. Ali Şeraiti kendine dönmeyi “öze dönüş” olarak adlandırır. Biz de kendi özümüze dönmek için özümüzden çıkan kaynaklara yönelerek buna ulaşabiliriz.

Şirazlı Sadi’nin Aradığı ve Sunduğu

Şeyh Sadi-i Şirazi İran’ın Şiraz kentinde doğdu. Nizamiye Medreselerinde tahsilini tamamlamıştır. Asıl adı Müslihüddin Şeyh Sadi’dir. 1193’de doğmuştur. Abdulkadir Geylani Hazretleri’nin tarikinde ilerlemiştir. Hayatı ilim öğrenmek, öğrenci yetiştirmek ve insanlara doğru yolu göstermekle geçmiştir.

Manzum ve nesir alanında önemli eserleri mevcuttur. En önemli eserleri Gülistan, Bostan, Takrir-i Dibace, Aklu Aşk, Nasihat-ül Müluk, Havatin’dir. Ömrünün çoğunu gezerek, biraz da Moğol istilaları yüzünden yer değiştirerek geçirmiştir. 1292’de vefat etmiştir. Kabri İran’ın Şiraz kentindedir.

Yaşadığı dönemde de ve çok daha sonralarda da birçok yazar ve şairi etkilemiş olan Sadi, yazdığı, söylediği her şeyi muhakkak hikmete değdirerek sunmuştur. Aradığı hakikati bulduğunda bunu da başkalarına aktararak hakikatin bilinmesine davet etmiştir. Ülkemizde bir çok baskısı yapılan eserlerinden olan Bostan ve Gülistan’ı en çok yaşayarak okumak için bence tam zamanıdır. İlginç zamanları ancak bize yol gösterip bizi rahatsız edecek, kimi zaman silkeleyecek kişilerin önderliğiyle geçebileceğimize inanıyorum.

Gülistan ve Bostan

Gülistan sekiz bab’a ayrılmıştır. Birinci bab padişahların sîreti, ikinci bab dervişlerin ahlakı, üçüncü bab kanaatin fazileti, dördüncü bab sükutun feva’idi, beşinci bab aşk ve civanlık, altıncı bab za’f ve ihtiyarlık, yedinci bab terbiyenin te’siri, sekizinci bab da sohbetin adabı hakkındadır. Daha çok şair olarak anılan Sadi’nin, Gülistan’ında belirtilen başlıklar dışında farklı konuları da bulmak mümkündür.

Bostan’da ise daha çok kahramanlık şiirlerinin tesirinde kaleme alınan eser bir giriş ve on bab’dan tertip edilmiştir. Adalet, ihsan, aşk, tevazı, rıza, kanaat, terbiye, şükür, tövbe, münacat ve hatm-i kitap başlıklarını taşıyan birçok hikayeden meydana gelir. Çeşitli kaynaklardan derlediği ya da bizzat şahit olduğu olaylar ve başkalarından duyduğu rivayetlerle edindiği bilgi, tecrübelerini hikayeler şeklinde anlatırken sade, anlaşılır bir üslup kullanmıştır. Eser Farsça başta olmak üzere birçok dile çevrilmiş özellikle İslam ülkeleri arasında büyük ilgiyle karşılanmıştır.

Bostan eseri Türkçe’ye Mehmet Çelebi(Fatih Devri), Sürûrî, Şem’î, Sûdîf ve Havâyî Mustafa Çelebi tarafından tekrar tekrar şerh edilmiştir. En yaygını ve beğenileni Sûdri’nin şerhi olduğu kabul edilmiş olup iki cilt halinde İstanbul’da basılmıştır.

About bilal can

Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Bölümü öğrencisi. Kitaphaber.com.tr 'nin kurucularından, Kütahya'da ikamet ediyor, çay ocaklarını dolaşıyor, acaip derecede sıkıcı kitaplar okuyor. iletişim: bilalcan7250(@)gmail.com
Bu yazı bilal can, makale içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s