Monthly Archives: Temmuz 2015

Rahatsız Denemeler V

“İnsanların gözü önünde duran ve anlaşılmazlığın, bilinmezliğin bir uçurum ağzı gibi açıldığı bir gerçektir ölüm.” Sezai Karakoç Anlaşılmazlığı seçseydim Kant’a dayandırırdım sözümü ve orada beklerdim. Bir anlaşılma derdim var, kendimi kendime anlatırken içerimdeki tüm yasaları bir birbirine bağlayacak temel kaygıyı … Okumaya devam et

bilal can içinde yayınlandı | Tagged , | Yorum bırakın

Rahatsız Denemeler IV

Başlangıç için ilk kelimemi seçmiş değilim. İyi bir başlangıç olsun istiyorum. Sarsan ve nicesi için güzel bir gidişat tasarlıyorum. Öyle bir başlangıç olsun ki hayattan kopuk olmasın, akan bir su gibi derinden ve narince yatağını bulup aksın. Bunu kimseye belli … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Tagged , | Yorum bırakın

Rahatsız Denemeler III

“Çünkü ebediyen vazgeçmiş olan kendi kendine yeter.” Kierkegaard Dünya, büyük harfle başlayan özel bir gezegen… Sessizliğin ve sesliliğin içsel ve dışsal mekânı… Kendi üzerinden kendini yenen ve yenilenleri birleştiren bir uzam… Kendi sürgünlüğünü kendinde yaşayanlara yansıtarak hayat alanını kolonize eden … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Tagged , | Yorum bırakın

Rahatsız Denemeler II

Adımlarımız, yere yakın duran izlerimiz. Kendimizi sayfa başlarında gizli bir özne gibi tuttuk. Sır gibi. Efsunlu sözlerin şiir gibi bir hareketiyle kendimizi bilinmezin bilinirliliğine taşıdık her cümle ile. Yazma telaşımız belki de bu yüzdendi. Bilinmezliğimizi bilinir kılmak ve rahatsızlığımızı “rahatsız … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Tagged , | Yorum bırakın

Rahatsız Denemeler-I

Bu gün tarih kırılmalar içerisinde parça parça, tekrardan kırılmalara tekrardan maruz kalmaktadır. Artık ne “medeniyetler çatışması” tezi sosyal bilimcilerin karnını doyurmakta ne de “tarihin sonu” tezleri. Hakikat denilen o ışığı elde etmek için kendini bir arayış içerisinde bulan insanoğlu bu … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Tagged , | Yorum bırakın

Tamamen Bir Kalem Kalesi: Pakdil

Yazmak, insanın içkinliğini, sessizliğini harfe dökmesidir. Yüzyıllardır bir şeyleri yazan insanoğlu, her yazısında kendisinden hareketle bir kazıya girişir. Tüm insanlığın geçirdiği acılar, sevinçler bu yazılanlarla anılıyorsa yaşanılanlar da aynıdır. Yazı, tüm yaşanılanların tanığıdır. Yazı ile şahit tutar kalemi, yazı ile … Okumaya devam et

bilal can içinde yayınlandı | Tagged , , | Yorum bırakın

İki Şiir Kitabını Aynı Zamanda Yazma Girişimi

Edebi türler arasında şiirin yeri bana kalırsa diğer türlerle kıyas kabul etmez. Edebiyatın ana damarıdır. Şiirin söz dizimi üzerine çeşitli yorumlar getirmek mümkündür. Bu çaba şairin şiirini ortaya koyarken gösterdiği çabayı da ortaya koyacaktır. Her halükarda şiir bir söz dizimi, … Okumaya devam et

bilal can içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum bırakın