Category Archives: bilal can

Kürtlerin Habitus’u ve Havaya Uçurulan Köprüler

Günümüz sosyolojisinin temel kuramcılardan olan Bourdieu, sosyolojik metodolojisini ortaya koyarken genel kabullere yönelik eleştiriler getirerek kendi teorisini geliştirir. Sokrates’in kendini at sineği olarak görme durumu Bourdieu’da toplumu rahatsız edici bir tipoloji geliştirmeye yöneltmiştir. Ona göre sosyologlar rahatsızlık vermeli, bu rahatsızlık … Okumaya devam et

bilal can içinde yayınlandı | Tagged , , | Yorum bırakın

Nerede Olduğumuzu Belirten Şiir

k harfinden gülümsedin sen sesinde zakkum ağaçlarının salınışı hiç parasız kaldın ve söylemedin bunu yüzümüze bir burjuva gibi oysa bizim safımızdaydın ve bu hayallerle hayallerimiz aynıydı algılamıyorduk açtık kendimizden geçmiştik öpüşen ellerimiz vardı şarkılar söyleyen ya da söylediğini sanan dudaklarımız … Okumaya devam et

bilal can, edebifikir.com, şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Yüz Setreylemez Hiçbir Gerçeği

Aziz şehir! İsmini sözlüklerde beslediğim, gümrah ikindiler, serin rüzgârlar… Ansızın perdelerini çeker üzerimize gök. Yüzün bin türlü kehanet saklar, yüzün bin türlü acımak. Yüzün fedakârlığın kendisidir. Yüzünden solurum bu yüzden hayatı, yüzünden ta derinime, çıkılmaz sandığım her yol aslında bana … Okumaya devam et

bilal can, deneme, edebifikir.com içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Edebiyat Sosyolojisinin Türkçesi

Toplum olarak edebiyatı seven, edebiyat ile haşır neşir olan bireyleriz. Edebiyat hayatımızın her sahnesinde, her bürokratik işlerimizde, her köşe başında bize kendini gösteren, kendini tattıran, kendinden bir şeyler katan temel bir unsurdur. Evet unsurdur diyorum. Bunu çekinmeden, yaya yaya söylüyorum. … Okumaya devam et

bilal can içinde yayınlandı | Tagged , | Yorum bırakın

Yaşamak Ezbere Yenilmektir Şimdi

ı. ölüm gibi derin ve engin bir kelimenin sonu mu olur kendimizden geçeriz kendimiziz kendimizden kendimizi geçiririz uzak deriz mesela ağrımıza uysal bir mevsim bulamayız uzak demişsek biz kendini yakan ateşler içinde aylak bir bulut kendi güruhunda can veren papatyalar … Okumaya devam et

bilal can, şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Hiçbir Esrar Yok Sessiz Göğümde Martı Çığlıklarından Başka

bir renk dileniyorum oysa mavidir göğün telaşı sessiz rakamlar geçiyor üst kesiminde düşüncelerimin akşam diyorum o lekeli camlar ardında gülümseyen o garip heyula o ortaçağ kiliseleri kadar karanlık bir bazilikada ya da helenistik dönemden kalma ağrıyacak başımın seferini başlatan yaralı … Okumaya devam et

bilal can, edebifikir.com, şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şiir Yazıyorum Çünkü 7

LXXIV Şiir ideolojik yansıtmalarda kitleleri ayaklandıran, peşinden sürükleyen, harekete geçirici özelliği olan imgeler dünyasıdır. Edebiyatın ideolojiden ayrı düşünülme imkânsızlığı şiirde ideolojik kamplaşmalara sebep olmuştur. Bu bakımdan şiir, kitlelerin sesi, kitlelerin duygu ve düşün dünyasını yansıtan (nimesis) başat türlerden biridir. Şiirin … Okumaya devam et

bilal can, edebifikir.com, poetik içinde yayınlandı | Yorum bırakın