Category Archives: deneme

Mecazdan Gemiler Yaktım

Bir yol beliriyor önümüzde ben diyorum ki bu yol bizi acıtacak, göğsümüzde kara bir kan pıhtısı gibi duracak. Lekelenecek resimlerimiz. Geçtiğimiz yollar, söylediğimiz şarkılar, okuduğumuz şiirler. Bir yol beliriyor önümüzde ben diyorum ki mengeneler arasında kalbim. Sıkışıyor cümleler, sözler, işaretler. … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Aynadan geçen tren

Aynaları küstürdüm bunda senin suçun yok. Uykuma trenler girdiğinden beri kendimi huzursuz bir karınca gibi hissediyorum. Bu yüzden sündüm sürgülü kapıların tüm gıcırtıları beynimde yankılanıyor. Büyük aynalar. Kocaman, devasa aynalar. Aynalara peşinen saldırdım. Peşinen gülümsedim. Kendime uzak bir iklimi ben … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Nego ac hernego!

Ve biz onları suçlular gibi büyük korku ve dehşetle mi düşüneceğiz? Nego ac hernego! (hayır derim, kesinlikle hayır) [Schopenhauer] Kendimizden geçerek bakıyoruz ve söylüyoruz. Kendimizden büyük bir yanlışı silerek doğruya ulaşmak için cesaret bileyliyoruz. Kendimizden kendimizi geçirip kendimizden uzaklaşarak, bunu … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kaçan Balığın Büyüklüğü

Aklımızda bir sayı tutuyoruz. Oyun bozuluyor. Biz aklımızdaki sayıların hangi oyunları bozduğuna dair fikirler üretirken ninniler söylemeye çalışıyoruz uyuyan zihinlere. Uyuyan zihinler kaçan balığın hep büyük balık olduğunu zannediyor. Oysa ellerindeki balığın o kaçan balıktan daha büyük olduğunu görmüyorlar. Aklımızdaki … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Devrik cümlelerin onurlu direnişi

Biz diyorum. Geçmişten gelen bir yankının ardına düşmüş bin hevesle. Geçmiş çünkü en belirgin yanımızda tarihin dipsiz kuyusu gibi kokandır. Ellerimizle yoklarız onu. Ellerimiz şimdi üşümüş bir tedirginlik yaşar. Bir sigara bir çay boşluğunda. Ellerimiz üşümüşse bundan muaf tutamayız sözümüzü. … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Gölgede Can Veren İnsana Acımak

Gök boşluksa, onun bir adı var. Onun isimler lügatinden, harflerden kurulmuş bir ismi var. İsimler bir kün devrinden beridir söylenen, Yusuf’un güzelliği, Davud’un sesi, Süleyman’ın nefesi, buğudan ve camdan, ırmaktan ve rüzgârdan… Bahsi geçen her isim bir dünyanın bir başka … Okumaya devam et

bilal can, deneme, edebifikir.com içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Aradığınız yola ulaşılamıyor

Öfke dolu sokakların kirlenmiş kaldırımlarında bıraktıklarım gölgem ve ayak izimdi. Sınır boylarında aldandığım tel örgülerin aramızda hiçbir önemi yoktu. Sen batıyı çekerken ciğerlerine ben doğunun güneşini emiyordum tenimle. Tenim güneş karası, yanık bir türkünün ilk barındırdığı. Barınağım uzun havalarda söylenen … Okumaya devam et

bilal can, deneme içinde yayınlandı | Yorum bırakın