Category Archives: şiir

Duvara Yumruklarımla Fısıldadım

duvara yumruklarımla fısıldadım nakavtın ne güzel olduğunu Muhammed Ali’ye bakınca anladım beyaz sayfalara yazdım beyaz kelimeleri değildi hiç biri bir hiç kadar siyah mürekkepli bir kalemin siyah harfleriydi onlar sadece adımın harfleri gibi, ayakları yalnız yürüyen adamlar ayaklarına şehirler takanlar, … Okumaya devam et

bilal can, şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Parphyrios Ağacı

cins donmamış olan beni taşıyamaz o halde bu ırmak beni taşıyamaz gözüm pek bir yabanın ardılı pek bir yabancının dikeni gözüm benim ya da yolun ve suyun yakıştığı bir kış sessizliği çocukların en büyük beklemesi bereket gölgesi düşmüş o güzel … Okumaya devam et

bilal can, şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Kapitalizme Baklava Dilimli Tesbihle Saldırı

kapitalizmin çarkları bir gün dönmez olursa o zaman dinlemek lazım şairlerden şiirleri o zaman daha bir gür çıkar eminimin fukuyama’nın bilmem hangi tarihin sonu tezi ve de medeniyetlerin çöküşü ey saatçi ey saatçi sen de dilen bu zaman ya da … Okumaya devam et

bilal can, şiir içinde yayınlandı | 1 Yorum

18. yüzyıl prelüdü

do soylu gamzenin adına gülbin ya da 26-45 doğu meridyeni içimden sömürülmüş ülkeler ve afrikanın hala afro-amerikanlaşmamış çocukları geçer son lejyon teslim elimde kaldı yine dikta yani her köylüyü bir üretim aracı sayarken marx benim de mi saymam gerekli hangi … Okumaya devam et

şiir içinde yayınlandı | 1 Yorum

Gökçe Şiir

belki dünyayla horlanmışım saatlerdir çok emeller sakladığım gün ötemde kırık bir yaz gecesi gibi sessiz ve dingin çağırıyorumdur gökçe ve çığlık seferdeyim seferde olmam kimin için seferim bir peri suretinde gecenin rüyası yoldum kimin çölünde haziran kimin çölünde mayıs kimi … Okumaya devam et

filbahar dergisi, şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

burası neresinden ölüm

hangi kısrak boğumlu akrep ısıracaksa düşümü kendimi rüzgâr boğumunda yüzüne çarpacağım bilecek kuş sürüleri aslında ölümün de rengini pervasız sevmelerde hayat kirlerini döktüğünce uçurum kalırsın dişlerimde gebe yol karnındaki sancıyı deprem diye sürer öğle arası yetimliğe katıksız gülüş ikindi baharı … Okumaya devam et

şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Ey yüzüm bin parça

düşüme uyan ey Meryem ben bir yaban ben bir kezzap dökülürüm sen uyanınca geceye yolumu keserse eşkıyalar dağlara sağaltırım acıyı ayaz ve de cehennem kulağımı keser üşüyünce dallar çiçeksiz ve çıplağım, yalınayak her şey gibi geçer hayat ve sız düşlerime … Okumaya devam et

şiir içinde yayınlandı | Yorum bırakın