Şiir Yazıyorum Çünkü 7

LXXIV

Şiir ideolojik yansıtmalarda kitleleri ayaklandıran, peşinden sürükleyen, harekete geçirici özelliği olan imgeler dünyasıdır. Edebiyatın ideolojiden ayrı düşünülme imkânsızlığı şiirde ideolojik kamplaşmalara sebep olmuştur. Bu bakımdan şiir, kitlelerin sesi, kitlelerin duygu ve düşün dünyasını yansıtan (nimesis) başat türlerden biridir.

Şiirin seslendiği kitle, içerisinde barındırdığı düşünüm dünyasına imge kalıplarını dâhil eder. Bu imge kalıpları yansımalar dünyasına buyur eder insanı. İnsan evren içerisinde başka bir evreni görür. Platon’un mağarasını keşfettiği gibi insanoğlu da şiirle hakikat dünyasının ışıltılarını keşfeder. Fakat bu keşif salt ideolojik amaçla yazılan şiirlerde değil, sanat ve hakikat derdi olan sanatçıların eserlerinden elde edilir.
Okumaya devam et

Reklamlar
bilal can, edebifikir.com, poetik içinde yayınlandı | Yorum bırakın

elan vital

ı. yüksek devinim

zamanı boğdum ben gözlerim kar tanesine seğirdi
yıkılmış bir saati sürüklüyordum peşimden
oysaki

şimdi bir şeyler diyebilmenin en çok ne demek olduğunu
diyebilmiş olmakla diyebilen ve diyebilmenin ne diye olduğunu
esrarengiz şahlanışıyla zihnimin süreç havasına çekiyorum

olduk da ne oldu yeni ve eski kadim bir sözün bekçisiyiz
ardımızda rüzgar ardımızda gölgemiz çok cesuruz
çok cesuruz buna ne demeli ne desek yeridir oysaki şimdi
başımızda gök esrir başımız dumanlı başımız aç kuş sürüsü
merhaba dizgisi bitmeyen bir yeniliğin ilk cümlesinde
kendimizi kıstırdık çok acayip çöp kovalarını boşladık
aramız iyi değildi ne kendimizle ne de başka yok
Okumaya devam et

bilal can, şiir içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Şiir Ne Renktir?


Şiir ne renktir ey kâri. Beyazı mı seversin, siyahı mı, yoksa kırmızı mı sana cazip gelir? Hangisini görmek istersin? Tüm renklerin bağında şiirin sana sunduğu bir renk var mıdır? Şiir bir çağrı değil midir? Peki, bu çağrı seni hangi renge çağırır?

Önüne dünyanın bütün renklerini koysalar, seç deseler, içindeki renkler ile önündeki renkleri bir birine kavuşturma telaşına düştüğünde hangi rengi seçeceğini hiç düşündün mü?

Seni ısıtan, seni hüzünlendiren, acıtan ve kanatan, üzen hangi renk olacaktır? Belki de kendine seni rahatsız edecek bir rengi seçeceksin. Sana rahatsızlık veren, seni sürekli ayık tutan, içini kemiren ve fakat seni diri tutan bir renk.

Şiir ne renktir diye soruyorsak, şiirin anlamına dair elimizde sıkı cümleler olması gerekiyor demektir.
Okumaya devam et

bilal can, edebifikir.com, poetik içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şiir Yazıyorum Çünkü 6

XL.

Şiir insanın kendine kaçışıdır. Dünyadan yorulan insanın kendine bir çıkış kapısı araması, bu telaşı temel devinimi, heyecanı olarak belirleyip ona doğru koşturması gerekir. Şiir de bir koşuştur. Öyle bir koşuştur ki; kimi zaman yoran, üzen, acıtan, eksilte eksilte ilerleten bir koşuştur. Bu koşuşta insanın temel dayanağı hakikattir. Hakikatin ışığı ve diri tutma durumu insana sirayet ettiğinde kişi artık yerinde duramaz, o hakikatin içerisine dalmak ister.

XLI.

Şiir ile düşünmek insanı modern dünyanın gürültüsünden kurtarır. Çünkü şiir kadim felsefenin seslerini duyurur insanlara. Bu sesle insanı insana çağıran bir edası vardır.

XLII.

Dinginlik; yatağını bulan bir nehrin yaşadığıdır. Şiir de yatağını arayan duyguların nerede konuşlanacağının pusulasıdır. Bu yüzden şairler ısrarla kalplerimizden vurur bizi. Döne döne tekrardan vurur. Bu vuruş o duyguların yatağını bulduğunun göstergesidir. Çünkü yatağını bulan her duygu insanda bir savrulma, bir irkiliş, bir titreme yaşatır.
Okumaya devam et

bilal can, edebifikir.com, poetik içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şiir Yazıyorum Çünkü 5

xxxıv.

Kelimeyle uğraşanların kelimelere karşı hakları vardır. Şiir kelimenin hakkını vermektir. Hak gözetilerek yaklaşılan kelimeler elbette en güzel halini ortaya koyacaklardır. Bu da sanatsal bir edinim olarak estetik açıdan şiirin tekâmül etmesini sağlar.

xxxv.

Şiir, için dışa yansıtılması… Üzerinde bunca zaman çalışılmasına rağmen hâlâ yepyeni ifadeler, anlamlar vermesi, şiirin anlam üretimi için eşsiz bir yol olduğunun göstergesidir.

xxxvı.

Şiir için önsöze gerek yoktur. O hem ön sözdür, hem de son söz. Şiire söylenecek sözler de şiirdir ve şiir için hiçbir zaman son söz söylemek mümkün değildir. Çünkü şiirin üretim hali insan var oldukça devam edecektir. Şiir vardır ve devam edecektir çünkü insan vardır.
Okumaya devam et

bilal can, edebifikir, poetik içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şiir Yazıyorum Çünkü 4

xxvııı.

Kendini arayan sesim var. Kendiliğini ortaya çıkıp daha gür seslenecek… Sesini bulan tüm şairler gibi evveliyatında gizli olan bu aşama her şair gibi benim de temel derdim. Sesini bulmak.

xxıx.

Sesini bulamayan şairlerin, aradığı başka bir şeydir bana göre. Bu arayış eğer amacına ulaşmışsa ses ikinci plana düşebilir. Fakat bana göre şiirin rengini elde edebilmek için şairler kendi seslerine ulaşabilmeleri gerekiyor. Bu onların şiir yazarken temel niyetleri olmalı. Çünkü ses, şairin, şiirindeki parmak izidir ve bu iz olmadıkça şiirleri diğer sesini bulmamış şairlerin şiirleri arasında kaybolmaya mahkûmdur. Bu yüzden şair öncelikli olarak kendi sesini bilmeli, tanımalı ve eserlerini ortaya koyarken bu sesini o eserlerine işlemeli.
Okumaya devam et

bilal can, edebifikir, poetik içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şiir Yazıyorum Çünkü 3

xxı.

Bir fetih düşüncesi vardır şairin, yüreklerin fethi…

xxıı.

Yok olan ve var olan… İki yaslanışın bir aradalığına girişir şiir, onun arzusu ötelenen ile berilenen arasındaki sesi duyurmaktır. Yoksa bu kadar gürültülü olmazdı.

xxııı.

Şiirin insan dilinde çok farklı sesleri vardır. Bu kelimelerin verdiği sesten çok farklıdır. Şiirin sesi bazı bazı bir rahatsızlığa, bazı bazı bir harekete bazı bazı bir duygulanıma yol açar. Her şiirin gidiş yolu o şiirin türünü belirler. Bunu da ancak iyi şiir okuyucuları ayırdına varır.
Okumaya devam et

bilal can, edebifikir.com, poetik içinde yayınlandı | Yorum bırakın